hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2012 Salı

Şu sıra evdeyiz..

Nazlım hasta oldu, yılın ilk hastalığı  çabucak geçsin umarım. Basit bir soğuk algınlığı diyelim.Mevsim kaynaklı. Sonbahar. En gözüme de gönlüme de hitap eden mevsim.. İki gündür okula da gitmiyoruz.Mevsimi değerlendirdiğim söylenemez,evdeyiz genel olarak..Nazlıyla okuyoruz ve de yapboz yapıyoruz..
Baby On The Way diye bir kitap var elimizde, sınıf arkadaşımız Arda'nın annesi Itır ulaştırdı geçen hafta.. Çok teşekkür ediyoruz kendisine,çok beğendik...Aklında şu an hiç olmayan olumsuz duygularla tanışır düşüncesiyle bir kitap edinmemiştim,kardeşe hazırlık aşamasında, bir önceki yazımda da yazmıştım. Bu çok hoş bir kitap, olumsuz hiç bir duygu yok içinde, hamilelik ve de bebeğin gelişini, ilk günlerini, ev halini, annenin ve de ailenin diğer fertlerinin hallerini anlatmış,çocuğun kendi bakış açısıyla da görmesini sağlamaya çalışmış. Nazlı çok hoşlandı,sık sık okuyoruz,kendi çapımızda hazırlanıyoruz kardeşimize..

Evet artık 38. haftanın içindeyiz. Bebek 3100 civarında, 3 ü geçti ya rahatladım artık.. Tarihim hala belli değil, bakalım durumumuza göre bu hafta, haftaya, beklemedeyiz artık:)


3 Ekim 2012 Çarşamba

36. Hafta ve Kardeş Yatağı

36. haftayı doldurduk, bebiş 1 haftada 400g alarak 2800 civarına geldi. Çok mutlu oldum açıkçası. bu hafta da bir 400g alırsa artık doğsa da içim rahat olur.. Kansızlığım, sezeryan geçmişim ve de erken doğum riskim olduğu için doktorumun planladığı bir tarih vardır diye düşünüyorum, Nazlı'ya hamileliğimde olduğu gibi bunda da bir tarih belirleyip beni strese sokmuyor. Nazlıda çok ağrılı bir gecenin sabahında kontrole gittiğimde, beni NST'ye bağlayıp biraz izleyelim dedikten yarım saat sonra doğuma almıştı. Bu sefer de benzer bir durum olacağını düşünüyorum. Bakalım bekleyip göreceğiz.

Bu arada ben de 12 kg almış bulunuyorum.Havalar hala sıcak. Yatamıyorum,dönemiyorum, aynı pozisyonda 10 dakikadan fazla duramıyorum tarzı şikayetlerim mevcut tabi ki. Hastane çantamızı hazırladık, Nazlı'nın küçüklük kıyafetlerini hazırladık, o kadar çok şey var ki yeni bir şeylere hiiiç gerek yok aslında ama vicdan yapıp bir kaç parça yeni de aldım. Bir de Nazlı iri doğduğundan bir çok şeyi doğru düzgün giyememişti bile, öyle yeniye yakın çok kıyafetimiz var yani, vicdan yapmama da gerek yok ama  işte, herşey eşit olmalı hissi sanırım bende ki..

Park yatağımızı kurduk,aslında Nazlıyla bu işi konuşmuştuk ama yatak odasında olması fikrini çok kabul edemedi sanırım. İlla kendi odasında olsun istiyor, aynı odada yatmaları en uygunuymuş.. Çok ağlarsa başını okşarmış,şarkı söylermiş, beni de çağırabilirmiş tabi ki, belki de emmek istermiş çünkü..  Şu an yatak bizim odamızda, biraz denemek istedi, yattı rahat edemedi, bebeklerini yatırdı, kardeşim gelene kadar ben burada yatayım dedi, hatta en son en iyisi kardeşimle ben burada yatalım,siz de babamla büyük yatakta diyerek olaya noktayı koydu. Ben de çok büyük tepkiler vermemeye çalışıyorum. Herkesin kendi yatağı var diyorum,  o da kendi yatağında yatacak, çok sık uyanıp ağlayabileceği için,benim onu emzirmem gerekeceği için yatağı buraya kurduk, bizimle birlikte uyumayacak diyorum, siz de birlikte rahat uyuyamazsınız diyorum.. Bakalım ne olacak zaman içinde, Nazlı'nın hiç bir zaman bizimle yatma hevesi olmadığı için,  3. ayından itibaren de kendi yatağında sorunsuz yattığı için bu olayın hiç problem olmayacağını düşünmüştüm aslında. Bu arada yatak bizim odamızı çok daralttı bu yüzden asıl yatağı diğer odaya koyup, yanıma 3-4 ay için sepet tarzı bir şey de ayarlayabilirim. Nazlı kızı da herkesin bir odası var şeklinde rahatlatabilirim diye de düşünüyorum.  Karar vermedim henüz, bir de maalesef ki isme de karar vermedim. Bu konuda hızlanmam gerek sanırım:)
Işıl mı olsa acaba cümlelerimizden yola çıkarak Nazlı okulda soranlara ışıltı, pırıltı olacak diyormuş. Kararsız annenin yavrucağı işte. Hızlanmalıyım:) Şükür ki evde işler bitti sayılır..Benim yapacağım çok bir şey kalmadı. Hazıra yakınız yani..
İşte Nazlı kız ve yandaşlarının kardeş yatağı temalı oyunları..




14 Eylül 2012 Cuma

Kardeşe Hazırlık

34. haftadayız, bebiş 2200 civarında.Anemim yüzünden güzel büyüyemiyormuş, ama ben iri çocuk doğurma eğilimli olduğum için (böyle bir eğilim varmış?), iyi sayılırmış. Nazlı gerçekten büyük bir bebekti. Aldığım bir çok kıyafeti hiç giydirememiştim.. Büyütülmüş,bir kaç aylık olmuş da gelmiş gibiydi dünyaya..Bu sanırım normal boyutlarda olacak.. Umarım sağlıklı doğar, artık doğduktan sonra büyütürüz..

Nazlıyla kardeşe hazırlık açısından neler yapıyoruz, ara ara eski resimlerini çıkarıp, onun da bir zamanlar bebek olduğunu hatırlıyoruz.. Dişleri olmadığı için sürekli anneyi emdiğini, konuşamadığı için derdini ağlayarak anlattığını, yürüyemediği için hep kucağımızda taşıdığımızı, büyümek için çok uyuduğunu anlatıp kardeş de böyle yapacak etkisi yaratıyoruz.

Kıyafetlerini birlikte organize ediyoruz, eczanede biberon,emzik, dişlik,bardak ne beğenirse, bunu kardeşim için seçtim deyip eve götürüyor.Bol bol kardeşli masallar anlattırıyor. Bir süre anneyle babanın odasında yatacak fikrini biliyor, bir tepkisi yok şimdilik buna..Kendisi normal şartlarda yatağından başka yerde yatmayı sevmiyor, girift olmayı,öyle sarılıp koklaşarak uyumayı da sevmiyor malesef,onun için çok sorun olmayacak diye düşünüyorum. Yatağını kuracağız beraber,bakalım, bugün yarın.

Ufak ufak babayla uyumaya da başladılar, tuvalet, yemek yeme,giyinme tarzı işlerini kendisi yapma olayı yaz başında daha iyiydi, tatilde ben bozdum sanırım biraz,şu an yardım almayı seviyor, ama biraz uğraşsak yine kendisi alır herhalde üzerine.

Bir de kardeş konulu kitaplar alayım diye düşündüm aslında ama yavrunun aklına hiç gelmeyen olumsuzlukları fark etmesini mi sağlamış olurum acaba diye vazgeçtim,eğer doğduktan sonra bir olumsuzluk yaşarsak ilgilenebilirim tekrar..

Ara sıra gelip karnımı öpüyor, kardeş de bazen hareket ediyor, sana el salladı diyorum,çok mutlu oluyor..

Onun dışında en kafama taktığım şey kreşe giderkenki halleriydi, hallettik sanırım, artık çok rahat, bu tatil iyi geldi herhalde, çok başka bir çocuk oldu bu açıdan, çok fena,acayip mutluyum ben de bu durumdan..

Bana çok büyümüş geliyor zaten şu sıra, hem mutlu oluyorum hem üzülüyorum, tadına varamadan kaçırdığımız şeyler oluyor mu bu yaşlarda diye...





Nazlı'nın okulda öğretmeniyle yaptığı karınca yolu ve de bahçedeki  favori oyun alanı..

10 Eylül 2012 Pazartesi

Ben ve Braxton Hicks Kasılmalarım

Gebelikte 34.  haftaya gelmiş bulunmaktayız. En son 32+1 de kontrolüm vardı, 11 kg almışım,bebiş ise 1900- 2000 g civarında. Baş çevresi ve femur boyu 2 hafta ileride,karın çevresi biraz geride görünüyor,ince uzun ve de koca kafalı bir bebek olacak herhalde:)

Nazlı'yı beklerken tam da bu haftada rutin kontrolüm sırasında, hiç bir sıkıntım,şikayetim yokken, NST incelemesinde gayet ciddi boyutta kasılmalarım çıkmıştı.O kadar yoğun kasılmalara rağmen hiç ağrı hissetmiyor olmam doktorumu şaşırtmış,cihaza olan güvenini sorgulayıp beni tekrar tekrar cihaza bağlamıştı ve aynı şiddetteki kasılmalarla karşılaşmıştık. Bir gece hastanede yatıp, bebeğin akciğerlerinin gelişmesi ve de benim kasılmalarımın durması için ilaçlarla yüklenip, sadece çok gerekli hallerde ayağa kalkabileceğim bir istirahat raporuyla eve dönmüştüm. Uzun bir süre de ilaç kullanmak zorunda kalmıştım.. Ama yavruyu 38+2 olana kadar içerde tutmayı başarabilmiştim..

İşte büyük ihtimalle bu yüzden ben sürekli bir ağrı hissiyatı içindeyim, sürekli gidip bi NSTye bağlanasım var. Doktorum da bu geçmişimi ve de benim ağrı eşiğimi bildiği için her aradığımda gel bir bakalım diyor, bir 10 dakika cihaza bağlanıp, oh be bişe yokmuş diye rahatlayıp dönüyorum..

Şu sıra ne bizimkiler ne de babannemiz Ankara'da. Bu da benden çok babayı geriyor, doktora her giderken daha doğrusu bu yalancı ağrıları hissettiğimi her söylerken, e şimdi ne olcak, ya yatarsan yine, Nazlı nerede kalacak tarzı rahat gebeyi strese sokacak cümlelerle, ailelerin evlerine dönmelerini bekliyoruz, biraz daha geç kalırlarsa bu yalancı ağrılar gerçeğe dönüşecek, olacağından değil, kocamın stresinden doğuracağım :)

Bu arada Nazlı kardeşe dair hayaller kurmaya başladı, akşamları babayla uyumaya başladılar hafiften, uyurken de babadan kardeşli masallar talep etmekte, Nazlı ve kardeşi parkta, Nazlı ve kardeşi Cepa'da, Nazlı ve kardeşi tatilde....


9 Ağustos 2012 Perşembe

Yavrunun 3.5 Yaş , Annenin 28. Hafta Kontrolü

Evet Nazlı 3,5 yaşı geçti aslında, ama bizim rutin kontrolümüz bu aydı. Genel olarak kardeş bekleme ve sık hastalık üzerine konuştuk aslında. Kardeş nasıl karşılanır, ayrı bir post konumuz olsun. Sık hastalıklarımıza gelince genel olarak kreş yılına bağladık, bir de sebepsiz  rutin ateşlerimiz var, tam teşhis koymak için doktorumuz bu ay da bir ateş bekliyor.Eğer kreşsiz zamanda yine tekrarlarsa bu ateş,PFAPA sendromu tanısına sahip olup tedavimizi alacağız, bakalım bekliyoruz..( PFAPA, yüksek ateşli,ayda bir tarzında bir rutini olan, 2-3 gün süreyle devam eden,sıklıkla tonsilliti taklit eden ve de başka bir bulgusu olmayan bir sendrom, tek doz kortizon enjeksiyonu ile de olay bitiyor)

En sonki hastalık yazımda kocaman bademcik-dondurma ilişkisi kurmaya çalışan babadan bahsetmiştim sanırım. Doktorumuzdan babamıza bir not gönderildi, aynen şu şekil:
       Sayın Emre Baba, bademcik enfeksiyonu sırasında bile dondurma yedirmenin sakıncası yok.Selamlar..

Şahsen bu benim için çok önemliydi, ben hiç dondurmayla hasta olunacağını düşünen bir anne olmadım,  bu notla da evde de rahatladığımızı umuyorum.

Onun dışında 3,5- 4 yaş aralığında bizi neler bekliyor

  • var olan takıntılar devam edecek ve şiddetlenecek, büyük tepkiler verilmeyecek,normal karşılanacak, ben geçecektim sen geçtin , ben yapacaktım sen yaptın tarzı durumlar artacak, geri sarabileceklerinizi sarın. Saramayacaklarınızda konu değiştirin, dikkati dağıtın.
  • yaptıklarının sorumluluğunu alacağı yaşa geliyor, izin verin
  • yavaş yavaş soyutluk kavramını anlayacak yaşa geliyor, duyguları öğretin,sık sık ne hissediyorsun, sorun.
  • toplu taşıma araçlarını kullanın
  • uzak semtler,kültürler,evler,ortamlar gösterin, sokak mesleklerini gösterin, en güzeli Ulus.
  • hayat seramonilerini öğretin( tatile giderken,misafir gelirken, kışa yaza girerken....)
  • bir hayvan,bitki yetiştirsin
Bu yaş oyunları ise fark bulmalar,nokta birleştirme, gölge eşleştirme,hafıza kartları,puzzle,resim tamamlama ve anlatma, kağıt bebekler,evcilik oyunları, küçük mobilyalar,çiftlik,kasaba,mahalle oyunları. Badminton raketi alıp balonla oynamak,Meraklı Minik'e abone olmak, evde bir aktivite köşesi oluşturmak da diğer notlar. Sembol yayınlarının Bilgi Kutusu ise güzel bir ev aktivitesi imiş.

Bu takıntılar bizim hayatımızın büyük bir parçası, sanıyorum ve de umuyorum bir 6 ay sonra yavaş yavaş terkedecek bizi. Her şeyi sırayla yapma takıntımız var mesela şu sıra, kum boyamada renkleri sırayla kullanma, sadece kum boyama değil, evdeki boyamalarda da durum böyle.Her gün sırayla ayakkabı giyme, bu çok ciddi uyumsuzluklara yol açıyor, ama gözlerimi kapatıyorum artık, terlik ve de botları geçiştirdirdiğimdeki haz bana yetiyor. Yemekleri sırayla yeme, köfte-pilav-karpuz gibi,hiç aksatılmaması gerekiyor. Buna benzer çok şey var,bunlar şu an aklımdakiler..

Bu yaş aktiviteleri bize çok yabancı değil zaten hayatımızda olan şeyler, bu Bilgi Kutusunu henüz bulamadık biz,tatildeyken bulsak iyi olur aslında,arayalım.





Onun dışında bir aktivite köşemiz kıştan beri var. Küçük bir köşe,Nazlı yaptıkça asıyor buraya, okulda yaptıklarını da asıyor, sürekli değişiyor, ilk zamanlar daha ilgiliydi, mandallarla oynamak bile hoşuna gidiyordu, şimdi pek değil.







Nazlı'dan bu kadar, bize gelince biz artık 28. haftadayız, gayet iyiyiz. 9 kg almış bulunuyorum, bebiş de yaklaşık 1100 gram. 2.trimester rahatlığı azalacak artık, daha kalsiyumlu, omegalı beslenmem gerekecek, kilo alımım artacak.Çabucak yorulmalar,kramplar, mide şikayetleri,uykusuzluk Nazlı'yı beklerlerkenden hatırladıklarım, bakalım bu nasıl olacak.


25 Haziran 2012 Pazartesi

Şikayetçiyim..


Bugün itibariyle benim hesabıma göre 21, sevgili doktoruma göre 22,5 haftalık olmuş bulunuyorum ve de kendimden şikayetçiyim..

Bu 2. trimesterda çok daha enerjik, pozitif, lay lay lay, çok daha sağlıklı hissediyor olacağımı düşünmüştüm,en azından ilk deneyimimde böyleydi ve beklentim de bu şekildeydi. Ama maalesef ki, özellikle son birkaç gündür,resmen yatacak yer arıyorum, çalışırken mutlaka ayaklarımı bir tabureye uzatıyorum,evde gayet yatış benzeri pozisyonlarda oturuyorum, ve hiç bir şekilde rahat edemiyorum,mutlaka bir yerlerim rahatsız,bacak,bel,sırt.. Ohhh ne rahatım diyemiyorum bir türlü.
Üstüne düşünüyorum,çünkü canımı sıkıyor ( Nazlı'ya hamileyken resmen hayatımın en rahat,en mutlu zamanlarımı geçirdiğimi düşünmüştüm), sebepleri kendimce;

Sıcaklar olabilir,ki zaten bu aylarda ben hep ödemli,el ayak yanmasıyla gezen bitkin bir insanımdır.

Anemim olabilir,ki normal hayatımda bile beni çok etkiler kendisi, yani gebeliğe hazırlıklı olmak işte bu yüzden de çok önemli, ruhunun yanısıra insan bedenini de hazırlıyor çünkü, en azından ben ilkinde öyle yapmıştım. Biraz bakımsız,ya da zayıf düştüğüm bir döneme denk geldi sanırım, bebiş bendeki herşeyi almaya başladı, eldekiler de yetmemeye başladı sanırım,ilkinde almadığım kadar besin takviyesi alıyorum, şu an için kendimi çok sağlıklı hissetmeme yetmiyor ama eminim bazı eksiklikleri tamamlıyorlardır..Bu arada kasılmalarım var,özellikle geceleri bacaklarımda,onlar için de ayrıca, kalsiyum ve de magnezyum preperatları alıyorum. Ne çok ilaç alıyorum, ne sinir bozucu.. Eczacıyım ve ilaç almaktan hiç hoşlanmıyorum,onun için yıllardır kansızım, besinlerle çözülemediği,ve benim de çok kötü bir ilaç kullanıcısı olduğum için. Neyse bu dönemde çok itaatkarım,ne gerekiyorsa yapıyorum..

Bedensel,ruhsal yorgunluğum olabilir mi diyeceğim ama çok yorulacak bir durumum da yok sanırım, rutin hayatım. Nazlım da şu sıra pek bir keyifli, bir ara birbirimize çok direnç göstererek yorulduğumuz bir dönemimiz vardı, giyinmek,yemek yemek, el yıkamak, evden çıkmak, her şey çok problemdi, bir itiraz,bir yokuşa sürme, bir gereksiz inatlaşma.. Hallettik sayılır, yorgunluk yaratacak pek bir şey kalmadı.

Şöyle bir şey de var tabi ,ilk hamileliğimin üzerinden 4 yıl geçti, ben de 30'u geçtim, bunun da etkisi var mı diyeceğim de.. Yok artık..

Evet sonuçta sebebi her neyse halletmeye çalışıyorum, ve de kendimi gerçekten beklediğim kadar iyi hissetmek istiyorum. Kısa bir tatil yapacağım hafta sonuna doğru,umarım iyi gelecek, hadi bakalım:)

Nazlımla bitiriyorum..

                  Anneee biz ne zaman doktora gidicezz
                  Ne için tatlım
                  Kardeşimin gelmesi için.Artık gitsek iyi olur bence..

13 Haziran 2012 Çarşamba

Şu Sıra..

Uzuuuuun bir tatil istiyorum,gerçek uzun.. Şu en son 10-12 yıl öncekiler gibi. İş yok, düşünecek bişey yok, sorumluluk yok, uzuuun bi boşluk, sıkılana kadar boşluk.

Özledim uzun boşlukları, çocukluk,öğrencilik, Allahım ne güzelmiş, ne güzelmiş..

Ellerim ayaklarım şişmeye başladı, zaten her yaz şişerdi,şimdi daha çok.Nazlı'ya hamileliğimdeki gibi olmayı hayal etmiştim,şimdi çok bitkin,çok enerjisizim. Biraz anemimden kaynaklı,kansızlık çok etkiliyor gerçekten vücudu, aldığım ilaçlar işe yarıyorsa da bebiş emiyor bütün vitamin mineral ne varsa, kalanlar da bana yetmiyor demek ki:)

Allahtan çok yorucu bir işim yok,ama yine de annemin Öğretmen oooollll,öğretmen ooooollll,üç ay tatilin olur nidalarını dinlemediğim için bir kaç yazdır olduğu gibi bu yaz da çok pişmanım.(Bu arada öğretmenlerin hala her yaz 3 ay tatilleri var mı bilmiyorum,  eski zamanlarda vardı). Bu 3 ay tatili kim istemez ki, beni çok fena cezbediyor,tembellik içimde mi var, bebişten mi,sıcaktan mı,yorgunluktan mı bilemiyorum artık ama acayip yatmak yuvarlanmak istiyorum,uzun uzun..

Biraz da uykusuzluk var bir kaç gündür, iki gecedir Nazlı uyandırıyor beni saat 4 civarı,
                     Anneeeeeee gelmen lazım, yatakta soğuk yer kalmadı,rahat edemiyoruumm.. 
Yeni çarşaf falan seriyorum, tekrar uyumaya çalışıyoruz, uyuyoruz,uyanıyoruz.Daha bebiş gelmeden, unuttuğumuz gece uyanmalarını tekrar hatırlıyoruz, bakalım nasıl olacak, biraz da bu tarz düşüncelerin gerginliği var. Geriliyorum yalan değil :) İki çocuklu hayat zor görünüyor..

PS: Şu an yukarıda bahsi geçen şiş ayaklarımı görüyorum ve eklemeden edemiyorum,  ilerde de görüp yok artık bu kadar şişiyor muymuş demek istiyorum..


3 Mayıs 2012 Perşembe

2. Trimestere Hoşgeldimm

Rahata erdim diye umuyorum. Nazlıdaki gibi olacaksam eğer ki olayım lütfen, çok güzel bir 3 ay geçirmeyi düşlüyorum..

Vücudum hazırlıklarını tamamladı artık, bebişi de ben beslemeye başladım, daha dikkatli olmalıyım, doktorum Nazlıda   ' Tek bir şey istiyorum her sabah bir yumurta ve yanında portakal suyu. ' demişti. Bunu uygulamaya başladım.Yumurta tüm besinler içinde cidden en kaliteli proteine sahip, C vitamini de protein emilimini ve de yararlanımını artırıyor. Ben de bunun dışında haftada bir balık yemeye bir de süt içmeye çalışmıştım. Aslında bebiş anneyi resmen emiyor,biraz kendimiz için beslenmemiz gerekiyor, ben de demirimi ve kalsiyumumu desteklemeye çalışıyorum.

Bunun dışında asıl isteğim her şeyi yiyebilmek, geçirdiğim 3 ay kuru ıvır zıvır ve meyve yiyebildim. Benim için bu dönem özgürce her istediğimi hatta hayal ettiğimi sınırını miktarını çok da düşünmeden yiyebilme dönemi. Bu bile  beni gayet mutlu ediyor şu an.

Bir diğer beklentim gerginliğimin, sinirliliğimin azalması yönünde. Tahammül sınırım çok düştü, Nazlıyla zorlanıyoruz bu konuda biraz. Ben gerildikçe o da inatlaşıyor benimle. Pek alışkın değil tabi bağıran çağıran bir anneye. Ama maalesef  biraz bu durumdayız,zaten çok inatçı bir çocuk (artık inatçı demiyor uzmanlar, çok güçlü bir karakter diyorlar), ben sakinliğimi koruyamadıkça, o da dediğim dedikliği konusunda ısrarcı oluyor.. Bu ayrı bir post konusu, böyle yuvarlanıp gidiyoruz diyelim, konuyu kapatalım..

Bir de kan hacmindeki artıştan dolayı burun tıkanıklığım ve de baş ağrım oluyor ki şimdilik üzerinde durmuyorum, ama 4 adet Parol ile geçirdiğim günlerim ve de  3-4 kez uyanıp burnumu temizlemeye çalıştığım gecelerim olmuyor değil. Olsun. Dert etmiyorum. İyiceee büyüyene kadar iyiyim, rahatım.

Bunlar benim ruh ve beden hallerim, bebiş ise geçen hafta 7cm di. Kendini gösterebildiği kadarıyla doktorumuza ' Bir kızdan daha iyisi nedir, iki kız.' dedirtti, bakalım bir daha ki ay daha netleşecek. Tabi ki sağlıklı olsun fark etmez cinsiyeti, ama ben iki kızım olsa gayeeeet mutlu olurum, iki kız kardeş de çok iyi arkadaş olur bence ilerde. Yani bence uygun:) Hayırlısı neyse o olsun diyorum bu konuda. Şimdi ellerini kollarını oynatmaya da başladı kendisi, bize de kollarını çapraz yapıp yüzünü kapatarak poz bile verdi, tat alma duyusu gelişti,tatlı şeylerle karşılaştığında nımnımnım yutkunmaya başladı, bize de hissedebileceğimiz hareketlerini beklemek kaldı.
Bekliyoruz bakalım...


10 Nisan 2012 Salı

Günlerden Sonra... İyi Haber... Bebek..

İşte geldim,buradayım. Kendi adıma nihayet. Çok uzun oldu.Bu arada sanıyorum iyi haberlerle geldim.

 Evvet, bize bir bebek geliyor. İyi haber bu. Tabi benim bunun iyi haber olduğuna adapte olmam biraz zaman aldı, beklemediğim düşünmediğim, tıbbi gerçekleri zorlayarak ortaya çıkan bir durum oldu bu.  Şurada daha önceden bir yazım var, çok ciddiye almamıştım ama yavrucuk çok içten istemiş demek ki,şimdi ona bir kardeş geliyor.. Dediğim gibi pek hazır değildim açıkçası, çok soru işaretlerim oldu, çok büyük sorumluluk, büyük enerji ihtiyacı, Nazlı'ya, düzenine çok ciddi bir etki, idare edebilir miyiz, her şey sil baştan, erken mi, daha şu vardı, bunu yapacaktık, işle ilgili düzene girmesini istediğim şeyler var, var da var yani, çok şey var, ama artık iyiyiz, alıştık, attık kafamızdan soruları, beklemedeyiz yani..

Şu an 10.haftanın içindeyiz. İyi sayılırız. 2 gündür iyi sayılırız. 1 ayı geçkin bir süredir aslında çok fenayım, yaşamsal faaliyet adına sürdürebildiğim çok az şey var. Nefesi bile zor alıyorum. İnsan ne çabuk unutuyor, aslında Nazlı'yı beklerken de aynıydım, yine de bu kadar da olunur mu diyerek hastalık kıvamında bir üç ay geçiriyorum. Sürekli bunda bir şey yok, geçecek, hasta falan değilim, aslında bakın iyiyim tarzı telkinlerle kendimi diri tutmaya çalışsam da mümkün olamıyor maalesef. Midem, sadece midem değil, bütün sindirim sistemim çok fena. Bulantı, gaz, kusma,halsizlik,bitkinlik,uyku.. Çalışamadım, arabaya binemedim,mutfağa uğramadım, kapalı,kalabalık alanlara giremedim, asansöre bile binemedim. Bu nasıl bir şey hala çok kabullenemiyorum, bu kadar da hasta gibi hissedilir mi? Hiç kitap okuyamadım, bilgisayar bile açamadım, bana bile abartı geliyor ama yazılar sanki içime girip midemde dolandılar.. Belki devam etsem daha çoook anlatabilirim ama yeter artık ki yine fena oluyorum.. Konu budur, odam banyom arasında geçirdiğim, bu arada   Nazlı'nın olumsuz etkilenmemesini sağlamaya çalıştığım, kocaya hiç pas vermeyerek çok şey beklediğim bir 5 hafta var.Umuyorum tamamen geçecek 2 haftaya kadar tam bir turp olacağım. Bu arada belirtmeliyim ben ilaç alarak böyleyim..yaa..

Bunların yanı sıra,bahar geldi,ağaçlar çiçeklendi, hava tam ısınamasa da sabahları güneşle uyanıyoruz, ve mutlu oluyoruz..

Umuyorum iyilik halim daimidir ve de kısa zamanda yine buralarda olurum..