dilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2014 Cuma

Teyze Oluyoruuuummm...

Bu yazı pek sevgili kız kardeşimin 'aramızda kalsın' talebiyle bugünlere kalmıştır. O ilk duyduğum anki heyecan, mutluluk ve de sulu sulu gözlerimle yazsaydım kesin daha farklı bir yazı olurdu.

Resim taaaaaa yıllar öncesinden.. En sevdiklerimden.. Söz konusu Bedoşsa dedim, bu resmi koymalıyım :)



Haberi anneler gününde henüz mercimek kadar bile olmayan ufaklığın ağzından yazılan bir mektupla öğrendik. Ufaklık hiç üşenmemiş, ananne ve dedesine, dayısına ve de teyzesine ayrı ayrı mektuplar yazmış ben geliyorum diye. Olayı anlayıp kavramam biraz vakit aldı itiraf edeyim. İsimsiz bir mektup alıyorsunuz, 'Teyzecim'le başlayan, nasıl yani diyerek başladım okumaya, sonra mutluluğum cidden gözyaşlarına dönüştü. Bu kadar farklı şeyler hissedeceğimi düşünmemiştim açıkçası hiç. 'E hadi artık, ne zaman, ne zaman ' nidalarım çok uzun zamandır vardı tabi ki. Ama istekler gerçeğe dönüşünce gerçekten bütün aile pek bir mutlu olduk.

Yakın olsak her şey cok daha kolay ve güzel olacaktı kesin, ama böyle de tadını cıkarmaya calısıyorum teyzelik heyecanımın. Olabildiğince destek olmaya calışıyorum tabi ki çok engin bilgi ve tecrübelerimle ama sevgili kardeşime göre ben çok daha rahat, relax bir insan olduğum için ne kadar yeterli oluyorum bilinmez. Kendisi şu an 'Yaptığım makyajın %75inin emildiğini düşünürsek.... tarzı cümlelerle meşgul. Umuyorum biraz daha rahatlayacak ve biz yılbaşı gecesi!! sağlıkla, sevgiyle, aşkla kucağımıza alacağız bebişi. Evet verilen tarih 31 Aralık, aynen Nazlı kuzusunu beklediğimiz tarih gibi :) Bakalım ne zaman gelecek, Nazlı gibi acele mi edecek ve bakalım kız mı gelecek erkek mi?

Dileğim tabi ki önce sağlıkla gelmesi, sonra şimdilik zor gibi görünse de yavruların birarada büyüyebilmesi, çoook yakın arkadaş olabilmeleri, benim teyzesinin kuzusunu sevmek için kilometrelerce yol gitmeme gerek olmaması falan falan... Biz dileyelim bakalım, hayırlısı...


3 Temmuz 2014 Perşembe

Önce Sağlık

İnsan sürekli birşeyler öğreniyor ya hayatta, ya da bildiklerini hatırlatıyor ya hayat, bir çok şeye boşuna daralıp bunaldığımı , kendime boşuna gereksiz stres kaynakları ürettiğimi biliyorum aslında. Ama insanım işte yapıyorum. En önemli şey ne ? Tabii ki sağlık.

Geçtiğimiz hafta hatırladığım en eski arkadaşımı ziyarete gittim. Hastaneye. Şu an iyi çok şükür. İnşallah daha iyi de olacak. Yıllar var uğraşıyor bir illetle, alt ediyor gene geliyor döngüsü. Bu sefer son oldu inşallah, artık çok iyi olacak. Çok da iyi gördüm kendisini. Hasta ziyareti kısa olur normalde ama biz saatlerce oturduk, sıkılıyorum zaten dedi, bana da gün doğdu, geçmişi andık bol bol, çocukluğumuzu konuştuk, yakın geçmişimizi, sonra tatil planlarımızı..

İşte böyle içimde sebepli bir sevinç.. Sağlıklı, mutlu, bol hayalli, bol şükürlü insanlar olabilmemiz dileğiyle :)





16 Ocak 2014 Perşembe

Nazlım 5 yaşında..

Evet 5imizi doldurduk.. Çok cici bi abla olduk.

Yeni yasımıza çok sorumluluk sahibi, çok anlayışlı, çok hoşsohbet, çooookk oyuncu (kendimizi ona bıraksak sanırım bütün gün barbicilik oynayabiliriz), yüzme dersine bayılan, 11 kişilik - baba, anne, nazlı, ipek, dayı, anneanne, dede, babanne, hala, teyze ve büyük teyze şeklinde - kendi deyimiyle sevgi sıralamasına sahip olan, kardeşiyle oynamayı (koşmalı,kaçmalı,saklanmalı) çok seven, çook sabırsız, hiiiiç boş ve kendi kendine kalmaktan hoşlanmayan, okula giderken ve de dönerken arabada uyuyan, bilgisayar oyunları ve televizyon için ciddi ciddi bizimle zıtlaşan, haftada bir verilen ödevleri daha üstünü cıkarmadan, eve girer girmez yapan, ve de okuyan yazan bir çocuk olarak girdik..

Çabuk geçiyor zaman, bu yaş büyüme,olgunlaşma olayının çok net gözlemlendiği bir yaş.

Büyümene alışabiliyor muyum bilemiyorum, geçmiş  her anını özlüyorum sanırım..
Sen beni anne yapan güzel yavru, sana bayılıyor, bitiyorum bebeğim, çok mutlu yılların olsun.. Güzel yüzün hep gülsün..

Üçüncüsü yolda olan iki doğum günü partimizden dogru düzgün bir foto karesi olamadığı için bu fotoyla idare edeceğiz artık..

1 Ocak 2014 Çarşamba

Mutlu Yıllar..

En çok sağlık, mutluluk, huzur dileyelim yeni yılda..

Ülkemiz için de saygı,sevgi,empati,doğrulukla dolu,huzurlu aydınlık  günler..

Herkesin minik dileklerinin bile gerçekleşeceği bir yıl olsun:)

Kuzen Pınar'da başlayan, evimizde çekirdek aile biten, öksürük seslerinin eşlik ettiği bol oyunlu akşamdan...

17 Kasım 2013 Pazar

Doğum günü II

İpek kızın doğum günü yazısını beklemekten eskitmiş, 1ay sonra yayınlayabilmiştim. Şimdi fırsatım varken bugün doğum günü olan kocama buradan mutlu yıllar diliyorum:)





Şu sıralardaki en popüler diyaloglarımız da not ediyorum bu vesileyle:)

   Emreee, İpek iki dakika sende, ben çamaşır çıkartayım.. Yok yok,ben banyodayım zaten, ben çıkartırım..
   Emreee, İpeke bakar ol, ben bez getireyim.. Yok yok, sen gel ben getiririm ne istiyorsan..
   Emreee, ben Nazlı'yı yıkayayım, İpek senle... Yok yok, ben yıkarım Nazlı'yı, siz takılın İpekle. 
   Emreee, yemek yapı....             ....yok,sen gel, ben yaparım.

Biraz abartılı oldu sanki.. Yalnız İpek kız da şu yaramaz çocuk tanımlamalarına çok uygun bir bebek.. Biz biraz sakin bir tarza alışkın olduğumuz için de zorlanmıyoruz desem epeyce bir yalan olur yani:)






Keyifli, neşeli, sağlıklı, bol sabırlı bir yıl, hep bizli uzun mutlu bir ömür diliyorum kendisine..




15 Kasım 2013 Cuma

Doğum günü..







İyi ki geldin aramıza canım kızım.. Mutlulugumuza mutluluk kattin.. Çok güzel günlerin olsun inşallah.Sağlıklı, mutlu ve bizli uzuun bir ömrün.  Heyecanın, coşkun daim olsun hayatta. Allah sana hiic büyük acılar yasatmasin, gözlerin hep böyle kocaman kocaman gülsün. Bana da senin hep mutlu olan kocaman bi insan olduğunu göstersin, beni sizlerle yaşlandırsın,her güzel gününüze şahit etsin:)
Amin..









26 Eylül 2013 Perşembe

Yeni Okul, Yeni Hayat

2 yıl önce başlayan kreş maceramız 30 haziranda sonlandı.. Gayet sancılı oryantasyonumuz neredeyse 1 yılda tamamlandığı için, kreş sürecimiz aklımızda çok pembe kalacak diyemeyeceğim. Benim bir çok açıdan içime sinmesi, ortamı ya da insanları sevmiş olmam, okulun yavruyu yaklaşık 1 yıl her sabah ağlayarak gönderdiğim bir yer olması gerçeğini değiştirmedi maalesef. Şimdi bir anlamı yok tabi ki ama çok düşündüm, Nazlı'dan mı, bizden mi,zamandan mı,okuldan mı,yaklasımdan mı, neden bu kadar uzun sürdü bu süreç.. Kesin bir cevabı yok, ama şimdiki aklımla bu kadar zorlar mıydım yavruyu, zorlamazdım sanırım.. Her neyse önemli olan Nazlı'nın aklında nasıl kaldığı.. O ikinci yılını gayeet mutlu mesut geçirdiği için, çok sevdiği arkadaşları ve öğretmenleri de okulu da çok güzel kalacak aklında, şu an böyle yani..




Bu bizim için hazırlanan veda kartı (Biz veda kartı koyduk adını).. İçinde bütün arkadaşlarının resmi var, kapağında da sınıf resmi(yüzler belli olsun istemedim,yapabildim sanırım). Nazlı ara ara eline alıp tek tek bütün arkadaşlarıyla konusuyor, özlem gideriyor, anılarını tazeliyor:)


Şimdi yeni okullu olduk. Açık söyleyeyim, zor olacağını düşünüyordum. Acaba kaç gün gidip gelirim, ne zaman içi rahat eder, ne zaman tamam güvendeyim der, ne zaman tamam anne sen git der.. Hepsini ve dahasını düşündüm tek tek.. Yaz boyu ara ara büyük okuluna başlıyoruz diye konuştuk ama ayrıntısız.. Çok üstünde durmak istemedim. Biraz sıradan gelsin ona da dedim.. Heyecanımı,gerginliğimi kendi kendime yaşadım..

5 Eylül Perşembe günü 3-4 saatlik bir oryantasyon programıyla da yeni hayatımıza başlamış olduk. Sıkıntısız...Nazlı üzerinde var olan, bilinmezlikten kaynaklanan o tedirginliğin büyük bir kısmını sınıfların girişinde ellerine kelebekler çizdirerek attı. Geri kalan kısmını ise 'gel fotoğraf çektirelim, hoş geldin fotoğrafı, okula başlıyorum fotoğrafı' derken patlayan flaşlar sonrasında attı ki, 'biz buradayız, baktığında göreceksin hadi gir şimdi içeri' diyen babasına  öğretmenin elini tutmuş sınıfına giderken dönüp bakmadı bile..Onlar sınıflarındayken biz de tanıtım programına katıldık, sunum boyunca konuşmalar Nazlı'nın velisi... ile başlayan bir cümle ile kesilecek diye bekledim ama olmadı.. Bizim kız sınıfta kaldı..Sonraki ilk okul gününün akşamında da 'Annee keşke beni de servise yazdırsaydınız' cümlesiyle şaşırdım, sarsıldım, hatta düştüm bayıldım :P



Evet, ilk gün okul parmaklıklarına tırmanmaya çalışmış bu kız da benim kızım:)
Ben de pek bir mutluyum.. Maşallah diyelim,böyle devam etsin..

2 Ocak 2013 Çarşamba

Yeni yıl..

En çok sağlık, huzur, mutluluk diliyorum bu yıl için..

Geçen yıl bize büyük bir sürpriz getirdi, çekirdek aile üye sayımız 4e çıktı.. İpek kız mutluluğumuza mutluluk kattı.. Mutluluğumuzun daim olduğu, dingin, sakin, biraz rutin,  yeniliklere kolay adapte olacağımız ( Nazlım için belki uzak görünüyor ama ben şimdiden düşünüyorum, eylül ayı yeni okul ayı, çok rahat bir oryantasyon süreci diliyorum kendisine de bize de, İpek kız içinse herşey yeni, her bir şeye kolayca alışıversin yavrucuum, ek gıdaya, biberona, odasına... ), eğlenceli, keyifli, bol gezmeli bir yıl diliyorum kendimize.. Bir baktım da geçen sene de çok benzer şeyler dilemişim, yaşlanmak böyle bir şey herhalde ama bu sene daha fazla beklentim, yapılacak daha çok işim var, hadi bakalım, hayırlısı..

Herkese bol gülmeli mutlu yıllar..


24 Aralık 2012 Pazartesi

Doğum günü..

Canım kızım 4 yaşında... Büyüyor.. Bir yandan büyümesini izlemek mutlu ediyor beni, bir yandan da  geçen her gün bir gün önceki yavruya  özlem duyuyorum.. Bir çeşit doyamamazlık var..Ne değişik şeyler hissediyor insan yaşı ilerledikçe.. Yanımdayken bile değişik bir özlem duygusu var içimde..

Bundan sonrası kızım sana..

Şu sıralar en çok kitap okutmayı seviyorsun, bir de puzzle yapmayı.. İpek'i öpmeyi.. Okula gitmeyi.. Arkadaşlarını.. Babanla Galatasaray marşı söylemeyi.. Dedenle boğuşmayı.. Babannenle Aç kapıyı bezirgan başı oynamayı..Anannenle komşuculuk oynamayı.. Dönen etek giymeyi..Çeşit çeşit taç takmayı.. Nokta birleştirmeyi..Hepimizin isimlerini yazmaya çalışmayı.. Kurabiye yapmayı.. Bol bol küsmeyi seviyorsun bir de.. Evde olmayan kişilerin ismiyle de uzun uzun ağlamayı..

Nice mutlu senelere güzel kızım.. Hastalıksız, sağlıklı, mutlu, huzurlu güzel bir yıl diliyorum hepimize..

Hep mutlu ol istiyorum yavrum benim.. Her anını dolu dolu yaşa, her günün bir öncekinden güzel olsun.. Senin için yapmak istediğim en büyük şey bu. Dolu dolu, mutlu yaşayabilmeyi öğrenebilmen.. İyi bir insan olman.. Kendini sevmen, hayatı sevmen.. Yaratılanı sevmen,yaratandan ötürü:)

Güzel gözlerin,güzel yüzün hep güler umarım..


9 Mart 2012 Cuma

Basit Şeyler,Küçük Şeyler

       
       Hep basit şeylerle mutlu olabilmek ve mutlu edebilmek istiyorum.Gerçekten istiyorum.Çok istiyorum hem de.Olabilecek mi acaba hiç yoktan kızımın böyle mutlu olabilmesini sağlayabilecek miyim? Bu konu gerçekten çok düşündürüyor beni, çok zorlanacağımı düşünüyorum yaşamın ya da yaşamımızın bu şartlarında. Oysa şimdi ne kadar minik şeylerle mutlu benim kızım.. Az tüketiyor, az istiyor ama mutluluğu azalmıyor,böyle büyütebilsem keşke. Dolapta kalmış son armutu görünce mutlu oluyor, kapı zili çalınca mutlu, çikolatası çok bol ekmek dilimiyle mutlu,bir tane şekerle ya da bir çıkartmayla mutlu, çoğu bilmiyor benim kızım ve ben bilsin istemiyorum,deli gibi tüketsin tükettikçe mutsuzluğu tanısın istemiyorum.

         Beni bile frenliyor kızım- ki ben o tükettikçe mutsuzlanan aşamada değilim henüz-, markette herhangi bir şeyden iki tane atsam sepete hemen bir uyarı alıyorum, anneeee ondan aldık ya, güzel bir bluz görüyorum ya da,bir heves aaaa bak Nazlı ne güzel balerin var üstünde hadi bir bakalım annecim diyorum,aldığım cevap şöyle, annnnee çok bluzum var ya zaten, bunun benzeri bir çok şey yaşıyoruz Nazlıyla,yaşadıkça şaşırıyorum ve de mutlu oluyorum açıkçası. Biz büyükler o kadar yoğun ve hızlı tüketiyoruz ki çünkü, bizler bizden öncekilerden, daha yeniler de bizden daha hızlı tüketiyorlar.Her şeyi, zamanı,maddeyi, sevgiyi, dostluğu,aşkı..

         İşte şimdiden çabalamaya başlamalıyım, güzel kızım bitirmeyi öğrenmesin, hızlı yaşamasın her şeyi, kendini dinlemeyi öğrensin,karşısındakinin kalbine baksın, mutluluğun içinde olduğunu hissetsin, maddeye ihtiyaç duymasın iyi olmak için, bir gülümseme yetsin,ya da güzel bir cümle, ya da kalbinin en derinlerindeki bir his..Emek vermeyi, verdiği emeğin,harcadığı çabanın önemini, sonunda sahip olduklarının değerini anlayabilsin. Çabalamalıyım bunun için.Olur mu ki. Mümkün mü ki..