3.trimester etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3.trimester etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2012 Salı

Doğumdan önce son zamanlar..

Artık dört kişilik bir aile olmamıza az kaldı, 39. haftanın içindeyiz.. Sık sık kontrole gittiğimiz için anneanne,dede,babanne,dayı  gibi en sevdiklerimiz sürekli gidip gelmekte, Nazlı da bu kalabalığa bayılmakta. Onun böyle acayip mutlu olması da tabi ki beni çok mutlu etmekte..

Nazlı şu sıra çok büyümüş geliyor bana, artık okula çok rahat gidiyor, böyle hissetmemdeki en büyük etken bu sanırım.. Sonra havalar soğudu ya, geçen yılki kıyafetlerini giymeye başladı, bakıyorum küçük geliyor bazıları. Kendi kararları var, yiyeceğine,giyeceğine,ne yapacağına,hangi sırayla yapacağına kendi karar verip,müdahale de ettirmiyor, benim de çok hoşuma gidiyor bu dikliği (tabii ki bazen çok da yorucu oluyor biz büyükler açısından). Sık sık 'Ama ben öyle istiyoruuum' diyor. Arkadaşlarıyla ilişkilerini anlatıyor bana,bazen bir arkadaşına küsüp geliyor okuldan. Saçlarımı iki kuyruk yap diyor, ör diyor, Ayça saçlarını çok ördürmüş,biz de benimkini ördürelim diyor.Ayakkabılarını gösterip, bu parlak ayakkabıların yenisini bulabilir miyiz, Cansu'ya da alalım,çok beğendi benimkileri diyor. Gelip gelip karnımı öpüyor, artık gelsin kardeşim, çok merak etmeye başladım diyor. Gerçekten büyüyor işte.. Hissediyor,hissettiklerini ifade ediyor kendince.

İki çocuklu bir arkadaşım geçen enginn tecrübelerinden bahsederken ilk olarak dedi ki,  kardeşle hastaneden döndüğünde evdeki yavru sana kocaaaamaaaan gelecek.. Güzel kızım büyümen çok güzel de, nasıl olacak, ben senin  bir gün önceki minikliğini bile özlüyorum..

.

9 Ekim 2012 Salı

Şu sıra evdeyiz..

Nazlım hasta oldu, yılın ilk hastalığı  çabucak geçsin umarım. Basit bir soğuk algınlığı diyelim.Mevsim kaynaklı. Sonbahar. En gözüme de gönlüme de hitap eden mevsim.. İki gündür okula da gitmiyoruz.Mevsimi değerlendirdiğim söylenemez,evdeyiz genel olarak..Nazlıyla okuyoruz ve de yapboz yapıyoruz..
Baby On The Way diye bir kitap var elimizde, sınıf arkadaşımız Arda'nın annesi Itır ulaştırdı geçen hafta.. Çok teşekkür ediyoruz kendisine,çok beğendik...Aklında şu an hiç olmayan olumsuz duygularla tanışır düşüncesiyle bir kitap edinmemiştim,kardeşe hazırlık aşamasında, bir önceki yazımda da yazmıştım. Bu çok hoş bir kitap, olumsuz hiç bir duygu yok içinde, hamilelik ve de bebeğin gelişini, ilk günlerini, ev halini, annenin ve de ailenin diğer fertlerinin hallerini anlatmış,çocuğun kendi bakış açısıyla da görmesini sağlamaya çalışmış. Nazlı çok hoşlandı,sık sık okuyoruz,kendi çapımızda hazırlanıyoruz kardeşimize..

Evet artık 38. haftanın içindeyiz. Bebek 3100 civarında, 3 ü geçti ya rahatladım artık.. Tarihim hala belli değil, bakalım durumumuza göre bu hafta, haftaya, beklemedeyiz artık:)


3 Ekim 2012 Çarşamba

36. Hafta ve Kardeş Yatağı

36. haftayı doldurduk, bebiş 1 haftada 400g alarak 2800 civarına geldi. Çok mutlu oldum açıkçası. bu hafta da bir 400g alırsa artık doğsa da içim rahat olur.. Kansızlığım, sezeryan geçmişim ve de erken doğum riskim olduğu için doktorumun planladığı bir tarih vardır diye düşünüyorum, Nazlı'ya hamileliğimde olduğu gibi bunda da bir tarih belirleyip beni strese sokmuyor. Nazlıda çok ağrılı bir gecenin sabahında kontrole gittiğimde, beni NST'ye bağlayıp biraz izleyelim dedikten yarım saat sonra doğuma almıştı. Bu sefer de benzer bir durum olacağını düşünüyorum. Bakalım bekleyip göreceğiz.

Bu arada ben de 12 kg almış bulunuyorum.Havalar hala sıcak. Yatamıyorum,dönemiyorum, aynı pozisyonda 10 dakikadan fazla duramıyorum tarzı şikayetlerim mevcut tabi ki. Hastane çantamızı hazırladık, Nazlı'nın küçüklük kıyafetlerini hazırladık, o kadar çok şey var ki yeni bir şeylere hiiiç gerek yok aslında ama vicdan yapıp bir kaç parça yeni de aldım. Bir de Nazlı iri doğduğundan bir çok şeyi doğru düzgün giyememişti bile, öyle yeniye yakın çok kıyafetimiz var yani, vicdan yapmama da gerek yok ama  işte, herşey eşit olmalı hissi sanırım bende ki..

Park yatağımızı kurduk,aslında Nazlıyla bu işi konuşmuştuk ama yatak odasında olması fikrini çok kabul edemedi sanırım. İlla kendi odasında olsun istiyor, aynı odada yatmaları en uygunuymuş.. Çok ağlarsa başını okşarmış,şarkı söylermiş, beni de çağırabilirmiş tabi ki, belki de emmek istermiş çünkü..  Şu an yatak bizim odamızda, biraz denemek istedi, yattı rahat edemedi, bebeklerini yatırdı, kardeşim gelene kadar ben burada yatayım dedi, hatta en son en iyisi kardeşimle ben burada yatalım,siz de babamla büyük yatakta diyerek olaya noktayı koydu. Ben de çok büyük tepkiler vermemeye çalışıyorum. Herkesin kendi yatağı var diyorum,  o da kendi yatağında yatacak, çok sık uyanıp ağlayabileceği için,benim onu emzirmem gerekeceği için yatağı buraya kurduk, bizimle birlikte uyumayacak diyorum, siz de birlikte rahat uyuyamazsınız diyorum.. Bakalım ne olacak zaman içinde, Nazlı'nın hiç bir zaman bizimle yatma hevesi olmadığı için,  3. ayından itibaren de kendi yatağında sorunsuz yattığı için bu olayın hiç problem olmayacağını düşünmüştüm aslında. Bu arada yatak bizim odamızı çok daralttı bu yüzden asıl yatağı diğer odaya koyup, yanıma 3-4 ay için sepet tarzı bir şey de ayarlayabilirim. Nazlı kızı da herkesin bir odası var şeklinde rahatlatabilirim diye de düşünüyorum.  Karar vermedim henüz, bir de maalesef ki isme de karar vermedim. Bu konuda hızlanmam gerek sanırım:)
Işıl mı olsa acaba cümlelerimizden yola çıkarak Nazlı okulda soranlara ışıltı, pırıltı olacak diyormuş. Kararsız annenin yavrucağı işte. Hızlanmalıyım:) Şükür ki evde işler bitti sayılır..Benim yapacağım çok bir şey kalmadı. Hazıra yakınız yani..
İşte Nazlı kız ve yandaşlarının kardeş yatağı temalı oyunları..




14 Eylül 2012 Cuma

Kardeşe Hazırlık

34. haftadayız, bebiş 2200 civarında.Anemim yüzünden güzel büyüyemiyormuş, ama ben iri çocuk doğurma eğilimli olduğum için (böyle bir eğilim varmış?), iyi sayılırmış. Nazlı gerçekten büyük bir bebekti. Aldığım bir çok kıyafeti hiç giydirememiştim.. Büyütülmüş,bir kaç aylık olmuş da gelmiş gibiydi dünyaya..Bu sanırım normal boyutlarda olacak.. Umarım sağlıklı doğar, artık doğduktan sonra büyütürüz..

Nazlıyla kardeşe hazırlık açısından neler yapıyoruz, ara ara eski resimlerini çıkarıp, onun da bir zamanlar bebek olduğunu hatırlıyoruz.. Dişleri olmadığı için sürekli anneyi emdiğini, konuşamadığı için derdini ağlayarak anlattığını, yürüyemediği için hep kucağımızda taşıdığımızı, büyümek için çok uyuduğunu anlatıp kardeş de böyle yapacak etkisi yaratıyoruz.

Kıyafetlerini birlikte organize ediyoruz, eczanede biberon,emzik, dişlik,bardak ne beğenirse, bunu kardeşim için seçtim deyip eve götürüyor.Bol bol kardeşli masallar anlattırıyor. Bir süre anneyle babanın odasında yatacak fikrini biliyor, bir tepkisi yok şimdilik buna..Kendisi normal şartlarda yatağından başka yerde yatmayı sevmiyor, girift olmayı,öyle sarılıp koklaşarak uyumayı da sevmiyor malesef,onun için çok sorun olmayacak diye düşünüyorum. Yatağını kuracağız beraber,bakalım, bugün yarın.

Ufak ufak babayla uyumaya da başladılar, tuvalet, yemek yeme,giyinme tarzı işlerini kendisi yapma olayı yaz başında daha iyiydi, tatilde ben bozdum sanırım biraz,şu an yardım almayı seviyor, ama biraz uğraşsak yine kendisi alır herhalde üzerine.

Bir de kardeş konulu kitaplar alayım diye düşündüm aslında ama yavrunun aklına hiç gelmeyen olumsuzlukları fark etmesini mi sağlamış olurum acaba diye vazgeçtim,eğer doğduktan sonra bir olumsuzluk yaşarsak ilgilenebilirim tekrar..

Ara sıra gelip karnımı öpüyor, kardeş de bazen hareket ediyor, sana el salladı diyorum,çok mutlu oluyor..

Onun dışında en kafama taktığım şey kreşe giderkenki halleriydi, hallettik sanırım, artık çok rahat, bu tatil iyi geldi herhalde, çok başka bir çocuk oldu bu açıdan, çok fena,acayip mutluyum ben de bu durumdan..

Bana çok büyümüş geliyor zaten şu sıra, hem mutlu oluyorum hem üzülüyorum, tadına varamadan kaçırdığımız şeyler oluyor mu bu yaşlarda diye...





Nazlı'nın okulda öğretmeniyle yaptığı karınca yolu ve de bahçedeki  favori oyun alanı..

10 Eylül 2012 Pazartesi

Ben ve Braxton Hicks Kasılmalarım

Gebelikte 34.  haftaya gelmiş bulunmaktayız. En son 32+1 de kontrolüm vardı, 11 kg almışım,bebiş ise 1900- 2000 g civarında. Baş çevresi ve femur boyu 2 hafta ileride,karın çevresi biraz geride görünüyor,ince uzun ve de koca kafalı bir bebek olacak herhalde:)

Nazlı'yı beklerken tam da bu haftada rutin kontrolüm sırasında, hiç bir sıkıntım,şikayetim yokken, NST incelemesinde gayet ciddi boyutta kasılmalarım çıkmıştı.O kadar yoğun kasılmalara rağmen hiç ağrı hissetmiyor olmam doktorumu şaşırtmış,cihaza olan güvenini sorgulayıp beni tekrar tekrar cihaza bağlamıştı ve aynı şiddetteki kasılmalarla karşılaşmıştık. Bir gece hastanede yatıp, bebeğin akciğerlerinin gelişmesi ve de benim kasılmalarımın durması için ilaçlarla yüklenip, sadece çok gerekli hallerde ayağa kalkabileceğim bir istirahat raporuyla eve dönmüştüm. Uzun bir süre de ilaç kullanmak zorunda kalmıştım.. Ama yavruyu 38+2 olana kadar içerde tutmayı başarabilmiştim..

İşte büyük ihtimalle bu yüzden ben sürekli bir ağrı hissiyatı içindeyim, sürekli gidip bi NSTye bağlanasım var. Doktorum da bu geçmişimi ve de benim ağrı eşiğimi bildiği için her aradığımda gel bir bakalım diyor, bir 10 dakika cihaza bağlanıp, oh be bişe yokmuş diye rahatlayıp dönüyorum..

Şu sıra ne bizimkiler ne de babannemiz Ankara'da. Bu da benden çok babayı geriyor, doktora her giderken daha doğrusu bu yalancı ağrıları hissettiğimi her söylerken, e şimdi ne olcak, ya yatarsan yine, Nazlı nerede kalacak tarzı rahat gebeyi strese sokacak cümlelerle, ailelerin evlerine dönmelerini bekliyoruz, biraz daha geç kalırlarsa bu yalancı ağrılar gerçeğe dönüşecek, olacağından değil, kocamın stresinden doğuracağım :)

Bu arada Nazlı kardeşe dair hayaller kurmaya başladı, akşamları babayla uyumaya başladılar hafiften, uyurken de babadan kardeşli masallar talep etmekte, Nazlı ve kardeşi parkta, Nazlı ve kardeşi Cepa'da, Nazlı ve kardeşi tatilde....


9 Ağustos 2012 Perşembe

Yavrunun 3.5 Yaş , Annenin 28. Hafta Kontrolü

Evet Nazlı 3,5 yaşı geçti aslında, ama bizim rutin kontrolümüz bu aydı. Genel olarak kardeş bekleme ve sık hastalık üzerine konuştuk aslında. Kardeş nasıl karşılanır, ayrı bir post konumuz olsun. Sık hastalıklarımıza gelince genel olarak kreş yılına bağladık, bir de sebepsiz  rutin ateşlerimiz var, tam teşhis koymak için doktorumuz bu ay da bir ateş bekliyor.Eğer kreşsiz zamanda yine tekrarlarsa bu ateş,PFAPA sendromu tanısına sahip olup tedavimizi alacağız, bakalım bekliyoruz..( PFAPA, yüksek ateşli,ayda bir tarzında bir rutini olan, 2-3 gün süreyle devam eden,sıklıkla tonsilliti taklit eden ve de başka bir bulgusu olmayan bir sendrom, tek doz kortizon enjeksiyonu ile de olay bitiyor)

En sonki hastalık yazımda kocaman bademcik-dondurma ilişkisi kurmaya çalışan babadan bahsetmiştim sanırım. Doktorumuzdan babamıza bir not gönderildi, aynen şu şekil:
       Sayın Emre Baba, bademcik enfeksiyonu sırasında bile dondurma yedirmenin sakıncası yok.Selamlar..

Şahsen bu benim için çok önemliydi, ben hiç dondurmayla hasta olunacağını düşünen bir anne olmadım,  bu notla da evde de rahatladığımızı umuyorum.

Onun dışında 3,5- 4 yaş aralığında bizi neler bekliyor

  • var olan takıntılar devam edecek ve şiddetlenecek, büyük tepkiler verilmeyecek,normal karşılanacak, ben geçecektim sen geçtin , ben yapacaktım sen yaptın tarzı durumlar artacak, geri sarabileceklerinizi sarın. Saramayacaklarınızda konu değiştirin, dikkati dağıtın.
  • yaptıklarının sorumluluğunu alacağı yaşa geliyor, izin verin
  • yavaş yavaş soyutluk kavramını anlayacak yaşa geliyor, duyguları öğretin,sık sık ne hissediyorsun, sorun.
  • toplu taşıma araçlarını kullanın
  • uzak semtler,kültürler,evler,ortamlar gösterin, sokak mesleklerini gösterin, en güzeli Ulus.
  • hayat seramonilerini öğretin( tatile giderken,misafir gelirken, kışa yaza girerken....)
  • bir hayvan,bitki yetiştirsin
Bu yaş oyunları ise fark bulmalar,nokta birleştirme, gölge eşleştirme,hafıza kartları,puzzle,resim tamamlama ve anlatma, kağıt bebekler,evcilik oyunları, küçük mobilyalar,çiftlik,kasaba,mahalle oyunları. Badminton raketi alıp balonla oynamak,Meraklı Minik'e abone olmak, evde bir aktivite köşesi oluşturmak da diğer notlar. Sembol yayınlarının Bilgi Kutusu ise güzel bir ev aktivitesi imiş.

Bu takıntılar bizim hayatımızın büyük bir parçası, sanıyorum ve de umuyorum bir 6 ay sonra yavaş yavaş terkedecek bizi. Her şeyi sırayla yapma takıntımız var mesela şu sıra, kum boyamada renkleri sırayla kullanma, sadece kum boyama değil, evdeki boyamalarda da durum böyle.Her gün sırayla ayakkabı giyme, bu çok ciddi uyumsuzluklara yol açıyor, ama gözlerimi kapatıyorum artık, terlik ve de botları geçiştirdirdiğimdeki haz bana yetiyor. Yemekleri sırayla yeme, köfte-pilav-karpuz gibi,hiç aksatılmaması gerekiyor. Buna benzer çok şey var,bunlar şu an aklımdakiler..

Bu yaş aktiviteleri bize çok yabancı değil zaten hayatımızda olan şeyler, bu Bilgi Kutusunu henüz bulamadık biz,tatildeyken bulsak iyi olur aslında,arayalım.





Onun dışında bir aktivite köşemiz kıştan beri var. Küçük bir köşe,Nazlı yaptıkça asıyor buraya, okulda yaptıklarını da asıyor, sürekli değişiyor, ilk zamanlar daha ilgiliydi, mandallarla oynamak bile hoşuna gidiyordu, şimdi pek değil.







Nazlı'dan bu kadar, bize gelince biz artık 28. haftadayız, gayet iyiyiz. 9 kg almış bulunuyorum, bebiş de yaklaşık 1100 gram. 2.trimester rahatlığı azalacak artık, daha kalsiyumlu, omegalı beslenmem gerekecek, kilo alımım artacak.Çabucak yorulmalar,kramplar, mide şikayetleri,uykusuzluk Nazlı'yı beklerlerkenden hatırladıklarım, bakalım bu nasıl olacak.