12-18ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12-18ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2014 Çarşamba

Babbaaaa

İpek kız epeyce büyüdü artık.. 15 ayımızı doldurduk çoktan. Evde işler biraz daha düzene oturdu. Daha rahat bir hayatımız var artık. Bana olan düşkünlüğü hala tam gaz devam ama kucağımda geçirdiği zaman dilimi biraz daha kısaldı sanki..Yine mutfakta bir koluma yerleşmiş şekilde yemek falan yapıyoruz ama günün diğer vakitlerinde biraz daha bağımsız. Ablamız şu sıra sömestr dolayısıyla evde, ondan önce de bir 15 gün hastalıgımız vardı yine evdeydik maaile..( Hastalıklardan uzun bahsetmek istemedim hiç ama bronşit ve de bronşit başlangıcı ile bu senenin gribine yakalanıp atlattık inşallah..) 
Gündüz uykularımız yaklaşık 1 aydır epey azaldı. Hatta artık günde bir kez uyuyor. Saat 12den sonra yatıyor, yaklaşık 1.5 saat uyuyor. Yine emerek uyuyor. Akşamları uykuya geçmesi biraz zor ve zaman alıcı oluyor. Hatta Nazlı'yı daha önce uyuttuğum bile oluyor.. Nazlı ayaktayken uyku için odasına girmek bile istemiyor.. Uykuya geçişlerimiz sıkıntılı yani.. Gecelerimiz ayrı sıkıntılı.. Onyüzbin kere falan kalkıyoruz yani. Emmeden uyumuyor, hatta bazen emerek bile uyumuyor.. Geceleri iadare ediyoruz diyelim, emme olayı bitince düzelir diye umuyorum. Nazlı'da hiç yaşamadığım bir durum bu sık gece uyanmaları, o yüzden tedirginlik duyuyorum açıkçası. Memeden kesmek de ayrı zor olacak sanki. Bakalım zaman neler gösterecek..

Heer derdini çok rahat anlatıyor. Genelde ıhh ıhhh nidalarıyla bir şeyler istiyor ve genelde yaptırıyor. İstekleri konusunda cidden çok ısrarcı. En son doktorumuzun tavsiyesi 'Hayır demeyi öğrenmelisin yoksa işin çok zorlaşır' olmuştu.

Tek tek,kelime kelime konuşunca tekrar ediyor, ama öyle konuşmaya başladı diyemeyiz hiç. Yine bu süreci de pek kestiremiyorum, çünkü Nazlı yaşında iki kelimeli cümleler kurabiliyordu. İpek kız herkese babbaaa diye sesleniyor. Sabah uyanıyor babbaaaaa... Bu ben oluyorum. Kapı çalıyor babbaaaa... Bu babası oluyor. Oyuncak, kitap vs alıyor eline babbaaa.. Bu Nazlı oluyor.. Ananneye babanneye herkese babba diye sesleniyor. Bir tek dede farklı. Ona gayet içten deddeee diyor. 

Kilomuz hala %20-25lerde. Yemek olayı beni geriyor diyemeyeceğim. Her şeyi deniyor sayılır, bu da beni acayip mutlu ediyor. Nazlı'nın hala ağzına bile sürmediği pek çok şeyi İpek yiyor ve Nazlı da açıkçası şaşkın şaşkın izliyor.. 

Oyuncak yada kitaplarla falan pek arası yok. Ama kendi kendine oyalanmaya başladı yavaş yavaş. Geçen bir baş sarımsakla 15-20 dk oyalandı.. Soydu attı dış kısımlarını falan.. Nazlıyla oynamaya da başladılar ufak ufak..Ama çok kısa. İkisinin de sabrı yeterli değil henüz birbirleri için.  Üçümüz ya da genelde babanneyle üçü saklambaç, yağ satarım bal satarım:), yakalamaca,kovalamaca tarzı oyunlar oynuyorlar. Çok eğleniyor. Nazlı zaten çok eğleniyor. Yavaş yavaş birlikte vakit geçirmeye başladılar böyle..

Çok nadir yazabildiğim için birikmiş herşey, daha yazacak çok şey vardır kesin. Bir teyze başladı mesela eve yardımcı İpek kıza hafiften bakıcı..Ama sonra çok hasta oldu, ameliyata falan giden bir süreç sebebiyle ayrıldı işten.. Başlarken bitti bakıcı olayımız. Hayırlısı.. Çok ben, biraz babanne,az annanne üçgeninde büyüyor İpek kız. Gönlümden daha farklı düzenler geçiyor ama şimdilik böyleyiz. İdare ediyoruz:)




12 Aralık 2013 Perşembe

İki Diş..

14. ayın içersindeyiz İpek kızla..
Fırsatımız olamıyor diye hiç not düşemiyoruz, olmuyor, günler geçiyor.







İpek artık yürümüyor koşuyor.. Evde tehlike şeklinde geziyor. Bazen ortadan kayboluyor, hava karanlık falan da farketmiyor, odalardan,banyodan, koltuk, kapı arkalarından topluyoruz kendisini. Pek temkinli değil, her an her şey gelebiliyor başına..Bir yeri acıdığında tık diyor, hatta artık uzatıyor falan, tıkkaaaa şeklinde geziyor gün boyu. Hoşlanmadığı bir şey olduğunda, istediği bir şey olmadığında da tıkkaaa...



Şu sıra herkese babbaa diyor.. Bir çok kelimeyi bizden sonra tekrar ediyor..Geçen sabah, ablası için uyuyyooo bile dedi.. Bunlar genelde tek seferlik. Ara ara kaka yapınca eliyle gösterip kakkaa diyor.Suya buurrrrrrr diyor.
 Her çeşit oyun oynamaya bayılıyor, yalnız başına pek vakit geçiremiyor, mutlaka birimiz hep onunlayız.. Koşmalı,kaçmalı,yakalamalı oyunlar favorimiz.. Ayakta ve de başka birşeyle meşgul olduğum zamanların genelinde bacağıma yapışık.







Çok iştahlı diyemem belki ama yemeyi seven bir çocuk.. Öyle uzun uzun tıka basa yemiyor ama ne bulsa ağzına götürüyor, reddetmiyor.. Bir iki lokma yiyor, bi bakıyor tadına, sonra devam ederse ediyor. Nazlı kızın hala ağzına bile sürmediği bir çok şey olduğu için İpek'in bu haline bayılıyorum açıkçası.. Uzun uzun yememesinin sebebi de bana kalırsa hareketliliği, yemek yiyecek kadar uzun süre sabit duramıyor maalesef. Mama sandalyesine hiç oturmuyor artık. Kucağıma oturtup, hızlıca yedirmeye çalışıyorum öğünlerini.. 1 yaş kontrolunde doktorumuz ' bir gün çok güzel yer, ertesi gün her şeyi reddeder, hiç panik yapma, vucut kendini dengelemeye çalışıyor,sebzeler hariç hiç bir şey için ısrar etme.' demişti. Panik olmuyorum ama ısrar etmeden de duramıyorum açıkçası.
                                                                                                                                                                                                                                                  Hala iki dişimiz var..  Geceleri bilmem kaç kez ağlayarak kalktığımıza göre devamı geliyor diye düşünüyorum. Gece her kalktığında emziriyorum maalesef. Açıkçası emzirmeden uyutmaya çalışamadım hiç, o enerjiyi bulamadım yani kendimde. Gittikçe zorlaşacak sanırım işim ama günün sonunda cidden çok yorulmuş oluyorum ve emzirmek kolaylık gibi geliyor, belki 3 gün uğraşşam sonrası daha kolaylık olacak ama cidden o kadar enerjim bile kalmamış oluyor, emiyor ve de uyuyuyor.. Gün içinde de ara ara çok emmek istiyor ama genelde geçiştiriyorum. Hala günde iki kez max 1er saat uyuyor ve sadece de uyurken emiyor..

20 Ekim 2013 Pazar

1 yaş..

İpek kız artık 1 yaşında..Neler yaşadık diyor insan ama işte çabucak geçti gitti 1 yıl.. Bundan sonra da böyle hissedeceğiz onun için tadına varmaya çalışıyorum..Her anın...
İpekli hayat biraz yorucu ama.. İpek kız hala hep kucağımda.. Ve hemen hemen hep ayaktayız..Her daim bir bel ağrım var.. Günde ancak 3-4 kez oturabildiğim için o zamanlar ve de tabi ki yattığımda farkediyorum şiddetini..  İşe tam zamanlı başlamış sayılmam. Genel olarak İpek'leyiz. İşe de onunla gidiyoruz genelde. Evde bu düzen düzensizlikten çok daha iyi.. Ben de kızım büyürken hep onunlayım. Güzel yani..Ama hiç kendime zamanım olmuyor maalesef.. Ya şöyle bomboş 1 saatim olsa gün içinde fena da olmaz aslında.. Günde iki kez uyuyor. Genelde 45 dakika falan,bazen de 1-1.5 saat,en çok 1.5 saat. Hala sabahları 6,5-7 civarı kalkıyor.. Akşam 8 civarı yatıyor.. Maalesef ki yaklaşık bir aydır geceleri de çok sık uyanıyor.. 11 ay kontrolunde doktorumuz kendi kendine dalmayı ögrenememisse bundan sonra geceleri sürekli kalkar, sizi yatakta oturur halde bekler demişti.Ertesi gün başladı.. Emmeden uyumuyor, bazen emmiyor da, geceler böyle bir kaos şu sıra.Umuyorum geçer gider,çok zor çünkü.. Uyuduğundan birşey anlamıyorsun, kalk yat,kalk yat, sersem gibi.. Nazlı'dan pek alışık değiliz biz böyle durumlara,zorlanıyoruz yani.. Diş çıkarıyor, geçecek falan diye avutuyorum şimdilik kendimi, bakalım umarım haklı çıkarım..

Gün içinde de çok hareketliyiz. Bezini emeklerken falan değiştirebiliyorum o kadar yani. Çok hızlı emekliyor ama pek tercih ettiği bir hareket şekli değil. Henüz yürüyemiyor, 5-6 adım atıyor ama,yakındır yani yürümesi. Sürekli ayağa kalkma peşinde. Yerden koltuklara, sandalyelere, dolaplara hatta düz duvara,koltuklardan tepelerine,tutunabildiği ne bulursa tırmanıp ayağa kalkıyor. Ne zaman kucağımda değilse de bi şekilde bana tırmanıyor, çok komik aslında, arkama geçiyor ve ben onu alana kadar bacaklarıma yapışıp bekliyor..




Yemek yerken mama sandalyesinde oturtmaya çalışıyorum, hala calışıyorum, belki 5 dakika falan oturuyor artık. Yemeyi seviyor aslında, Nazlı gibi değil, değişikliklere açık. Ama ağzını bul ki yediresin modundayız maalesef. Genel olarak bizim yediğimiz her şeyden yiyor. Ama tabi ki yemediği de çok şey var. Peynir ve yumurta beyazı en sık teklif edip reddedildiklerim mesela. Yemeyi seviyor dedim ama yanlış anlaşılmasın öyle tıka basa yiyen tarzda bir çocuk hiç değil. Az az, bıt bıt bıt yemeye çalışıyor işte. En son 7.800kg dı mesela. Kendisi minik hala:)

Anne, baba dede diyor. Bazen annanne bile diyor. Gel gel gel diyor. Babaya baab diyor bazen. Hepimize böyle sesleniyor ara ara. Bir de sinirlenince söyleniyor..Bir şeye hayır dediğimizde hem ağlıyor hem söyleniyor. Maalesef hayır diyecek de çok şey oluyor. Kendisi tehlikeyi seviyor, prizlere parmak sokmaya çalışıyor, her bulduğunu ağzına atıyor, çekmeceler, evdeki cam kapaklar, aynalar hepsi oyuncak onun için. Önlem almaya çalışıyoruz kendimizce.. Dop diyor topa, eline telefon alıp alooo diyor, kumandayı bulunca televizyona tutup basmaya calışıyor.Kendi kendine yemeye bayılıyor, yedirmeye daha çok bayılıyor.Ne varsa mutlaka önce bir yanındakinin ağzına sokuyor.Kitaplara bakıyoruz ara ara, ilgisi 2 dakika sürüyor sürmüyor.Nazlı'ya ciddi ciddi okurdum dinlerdi bu zamanlar.İpek'e  hayvan taklitleri yapıyorum bol bol.. Her gördüğü hayvana hovhovhov diyor şimdilik.

Çok anneciyiz.. Beni gördüğü anda hemen bi mızırdanıyor, al beni al beni al beni moduna giriyor. Ablayla hatta genelde abla ve babayla oynamaya bayılıyor. Tanıdığı bildiği insanlarla çok keyifli ama yabancı ortamlarda hala biraz huzursuz..



Genel olarak bir yaş hallerimiz böyle sanırım.. Kesin atladığım çok şey vardır, ama benim için yazmak öyle zor ki bu 3. akşam bitirebiliyorum inşallah..