Bu cümle şu sıralar bizim ufaklığın dilinden hiç düşmüyor..
Sabah ablayı okula gönderip,kapıyı kapatıyoruz.. Ben büyüdüm artık, okula gitcemmmm...
Acele bir yere yetişmemiz gerek. İpekcim ben seni kucağıma alayım mı annecim, biraz hızlı olmalıyız.. Büyüdüm benn,çocuk oldum, bak koşuyorum..
Yollarda tehlikeli işler peşindeyken, İpekcim gel buradan yürüyelim, orası biraz tehlikeli görünüyor.. Büyüdüm benn, çocuk oldum, düşmem artık.
Sabırsız anne merdivenlerden inerken, annecim kucağıma almamı ister misin? Hayır, ben büyüdüm kendim iniyorum..
Banyo zamanı soyunurken, ben büyüdüm, çocuk oldum, artık hiç ağlamıcammmm..
Ablanın odasında tokaları karıştırırken, Nazlı'ya yakalanıp İpeekkk, hepsini dağıtmışsıınn nidasına, ben büyüdüm ablaaaa diye ağlayarak kaşılık veriyor:)
Yaz ortası organik tarımla uğraşırken..
Büyüdü de cidden, 2 yaşa bir ay var artık.. 'Artık sen büyüdün' cümlesini hiç kurmadım ben. Çok ciddi bir abla taklitçisiyiz, kendisi bizzat bu şekilde yaşamının içinde öğreniyor olabilir, babannesinin öğlen masallarının içine serpiştirilmiş cümlelerden de öğrenmiş olabilir. Tam bilemiyorum kesin kaynağını ama bir yanım bu büyüme olayını desteklese, bu cümlelerle çok eğlense de, bir tarafım, hop neler oluyor, zaman nasıl geçiyor, neler kaçırıyoruz diyor sık sık.. Her iki çocuğumda da yaşıyorum bu duyguyu, zaman cidden hızlı geçiyor. Tadına varmak gerek her anın.
Şu sıralar hayatımızdaki çok büyük yenilikten de bahsedip kaçıyorum:) Yuvaya başlıyoruuuzzz.. Kolay gelsin bize:):)
ilkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Eylül 2014 Cuma
4 Temmuz 2014 Cuma
Teyze Oluyoruuuummm...
Bu yazı pek sevgili kız kardeşimin 'aramızda kalsın' talebiyle bugünlere kalmıştır. O ilk duyduğum anki heyecan, mutluluk ve de sulu sulu gözlerimle yazsaydım kesin daha farklı bir yazı olurdu.
Resim taaaaaa yıllar öncesinden.. En sevdiklerimden.. Söz konusu Bedoşsa dedim, bu resmi koymalıyım :)
Haberi anneler gününde henüz mercimek kadar bile olmayan ufaklığın ağzından yazılan bir mektupla öğrendik. Ufaklık hiç üşenmemiş, ananne ve dedesine, dayısına ve de teyzesine ayrı ayrı mektuplar yazmış ben geliyorum diye. Olayı anlayıp kavramam biraz vakit aldı itiraf edeyim. İsimsiz bir mektup alıyorsunuz, 'Teyzecim'le başlayan, nasıl yani diyerek başladım okumaya, sonra mutluluğum cidden gözyaşlarına dönüştü. Bu kadar farklı şeyler hissedeceğimi düşünmemiştim açıkçası hiç. 'E hadi artık, ne zaman, ne zaman ' nidalarım çok uzun zamandır vardı tabi ki. Ama istekler gerçeğe dönüşünce gerçekten bütün aile pek bir mutlu olduk.
Yakın olsak her şey cok daha kolay ve güzel olacaktı kesin, ama böyle de tadını cıkarmaya calısıyorum teyzelik heyecanımın. Olabildiğince destek olmaya calışıyorum tabi ki çok engin bilgi ve tecrübelerimle ama sevgili kardeşime göre ben çok daha rahat, relax bir insan olduğum için ne kadar yeterli oluyorum bilinmez. Kendisi şu an 'Yaptığım makyajın %75inin emildiğini düşünürsek.... tarzı cümlelerle meşgul. Umuyorum biraz daha rahatlayacak ve biz yılbaşı gecesi!! sağlıkla, sevgiyle, aşkla kucağımıza alacağız bebişi. Evet verilen tarih 31 Aralık, aynen Nazlı kuzusunu beklediğimiz tarih gibi :) Bakalım ne zaman gelecek, Nazlı gibi acele mi edecek ve bakalım kız mı gelecek erkek mi?
Dileğim tabi ki önce sağlıkla gelmesi, sonra şimdilik zor gibi görünse de yavruların birarada büyüyebilmesi, çoook yakın arkadaş olabilmeleri, benim teyzesinin kuzusunu sevmek için kilometrelerce yol gitmeme gerek olmaması falan falan... Biz dileyelim bakalım, hayırlısı...
Resim taaaaaa yıllar öncesinden.. En sevdiklerimden.. Söz konusu Bedoşsa dedim, bu resmi koymalıyım :)
Haberi anneler gününde henüz mercimek kadar bile olmayan ufaklığın ağzından yazılan bir mektupla öğrendik. Ufaklık hiç üşenmemiş, ananne ve dedesine, dayısına ve de teyzesine ayrı ayrı mektuplar yazmış ben geliyorum diye. Olayı anlayıp kavramam biraz vakit aldı itiraf edeyim. İsimsiz bir mektup alıyorsunuz, 'Teyzecim'le başlayan, nasıl yani diyerek başladım okumaya, sonra mutluluğum cidden gözyaşlarına dönüştü. Bu kadar farklı şeyler hissedeceğimi düşünmemiştim açıkçası hiç. 'E hadi artık, ne zaman, ne zaman ' nidalarım çok uzun zamandır vardı tabi ki. Ama istekler gerçeğe dönüşünce gerçekten bütün aile pek bir mutlu olduk.
Yakın olsak her şey cok daha kolay ve güzel olacaktı kesin, ama böyle de tadını cıkarmaya calısıyorum teyzelik heyecanımın. Olabildiğince destek olmaya calışıyorum tabi ki çok engin bilgi ve tecrübelerimle ama sevgili kardeşime göre ben çok daha rahat, relax bir insan olduğum için ne kadar yeterli oluyorum bilinmez. Kendisi şu an 'Yaptığım makyajın %75inin emildiğini düşünürsek.... tarzı cümlelerle meşgul. Umuyorum biraz daha rahatlayacak ve biz yılbaşı gecesi!! sağlıkla, sevgiyle, aşkla kucağımıza alacağız bebişi. Evet verilen tarih 31 Aralık, aynen Nazlı kuzusunu beklediğimiz tarih gibi :) Bakalım ne zaman gelecek, Nazlı gibi acele mi edecek ve bakalım kız mı gelecek erkek mi?
Dileğim tabi ki önce sağlıkla gelmesi, sonra şimdilik zor gibi görünse de yavruların birarada büyüyebilmesi, çoook yakın arkadaş olabilmeleri, benim teyzesinin kuzusunu sevmek için kilometrelerce yol gitmeme gerek olmaması falan falan... Biz dileyelim bakalım, hayırlısı...
6 Eylül 2013 Cuma
4 Kişilik İlk Yaz
Bu, bu kadar kalabalık ilk yazımızdı.. Korkmadım desem yalan olur açıkcası. Haziran sonunda okulumuza veda ettikten sonra Ahha dedim, hepimiz evdeyiz, nasıl olacak bu yaz..
En sonki yazımda yazmışım -ki arayı çok açtım farkettim, hiiiç fırsatım olamadı desem, ancak rutin hayatımı sürdürebildim desem- , temmuz ayının büyük bir kısmını ananneye git geller yaparak geçirdik, gayet rahat ve keyifliydik.. Sonrasında evimizden ve de şehrimizden epey bir uzaklaştık.. Yıllardan sonra ilk defa uzun uzun memleket havası aldım.. Bana da çocuklara da çok iyi geldi açıkçası.. Seviyorum ya.. Hele de bu kurak kavruk boğuk yazlı Ankara'dan sonra bir iyi geliyor ki karadenizde olmak.. Yaklaşık 15 gün kaldık.. Bol temiz hava aldık, büyük annanne babannelerimizi varlığımızla mutlu ettik. Taa liseden arkadaşlarımla buluştuk, saydık saydık inanamadık tam 18 yıl olmuş birbirimizi tanıyalı, baktık baktık hiç bi değişiklik bulamadık kendimizde, yıllar geçmiş ama hiç değişmemişiz:)) Çocuklar çayır çimenle, börtü böcek, tavuk, horoz ve de ördeklerle pek bir haşır neşir oldular.Ya da olmaya çalıştılar diyelim..
Trabzon tatilimizin sadece 3 günlük bayram kısmında babamız bizimle birlikteydi..Diğer kısmında anannemiz sağolsun bize eşlik ve de yardım etti. Ağustosun devamında yine yıllardan sonra ilk defa bu kadar uzun bir deniz tatili yaptım.. Çoook eski ve çoook sevgili dostum Gülo ve ailesi ile Bodrum'dan sonra, bir diğer çoook sevgili arkadaşım Tuba ve ailesi, özellikle kankamız Tuğçe ile gerçekten çok keyifli bir Side tatili yaptık..
İkinci kısımda toplam 6 aileydik, onların iki yıldır bir devlet kurumunun kampında yaptıkları bu toplu tatil organizasyonuna bu sene biz de katıldık ve anladık ki kalabalık tatil gerçekten çok güzel oluyor.. Üzerinizdeki yük azalıyor, herkes her çocukla ilgileniyor, yeme içme, oyun hiç dert olmuyor.
Gitmeden gözümde çok büyütmüştüm açıkçası, çok da tedirgin çıkmıştım yola.. Yolculukları, İpek kızın uykularını, yemeğini, Nazlı'yla yeterince ilgilenebilecek miyizi, daha bir çok şeyi düşünmüş durmuştum..
Nazlı yavrusu beni hiiiç yormadı, Bodrumda Serkanla çok iyi anlaştı, her şeyini kendisi halletti, pek müdahale etmeme gerek kalmadı. Gerekli yerlerde de babasıyla takıldılar.. Gayet iyilerdi:) Side kısmında ise o kadar çok çocuk vardı ki, başta Tuğçe'yle sonrasında herkesle gayet güzel eğlendiler. Kalabalık, deniz, kum, oyun.. Nazlı için çok eğlenceliydi. Kendini ifade etmesi, büyüklerle iletişimi, kalabalık ortamlarda varlığını gösterebilmesi açısından da bir kaç adım ilerledik sanırım.. Böyle böyle gelişip açacağız kendimizi:) Yormadı dedim ama Nazlı bu 10 günde bol bol ağladı.. Cidden yani.. Nasıl sinir olurum isteğini ağlayarak dile getirme olayına.. Biz bu yaz boyle bir huy edindik.. Her ne kadar ağladığı için istediği şeyi özellikle yapmıyor da olsam bırakabilmiş değiliz bu anlamsız, sinir bozucu davranışı..Bakalım okul başlayınca durulacağız diye umuyorum:)
Yolculukların geneli havayoluylaydı ve sıkıntı olmadı. Uçak kalkarken ve inerken emzirdim, onun için etkilenmedi de basınç farkından. Arabayla bir 6 saatlik yol yaptık, Nazlı sürekli uyudu tabi ki, İpek'i de idare ettik. İpek arabada çok sıkıldığı için niyetim ona yola çıkmadan uyku hali yapacak bir ilaç vermekti fakat şurubu evde unutmuşuz, biraz tedirgindim çok ağlayacak sıkıntı yapacak diye ama beklediğimden daha fazla uyudu. Genel olarak kucakta ve emme halindeydi, ancak bu şekilde sağlayabildim uzun uykularını..
İpek için yemek olayı da düşündüğümden daha rahattı.. Otelde diyet menüsünü kullandık. Blender da vardı. Her şey yedirmeye başladım zaten, seçeneğimiz boldu o yüzden. Yanıma kavanoz mamaları da almıştım, gerektiğinde destekledik.
İpek'in uyku düzeni biraz bozuldu oralarda. Bazı gunler çok çok kısa uyudu. Gece uykuya geçişi biraz gecikti falan ama sorun olmadı. Normaldeki düzen yine aynı aslında. 8. ayımızdan itibaren 2 uykuya indirmişti zaten. Burada aylarca uğraşıp pusette 5 dakika zor oturttuğum çocuğumu uyutup pusete koydum genelde. Beni şaşırttı, normal 45 dakika - 1 saatlik uykusunu uyudu orada. Ama yine de uyanıkken pek tercih etmedi puseti. Hatta bazen ablası oturdu onun yerine, hatta bazen de ikisi birden oturdu?!
Genel bir yaz yazısıyla dönmüş olalım inşallah.. Daha yazacak çok şey var çünkü:)
En sonki yazımda yazmışım -ki arayı çok açtım farkettim, hiiiç fırsatım olamadı desem, ancak rutin hayatımı sürdürebildim desem- , temmuz ayının büyük bir kısmını ananneye git geller yaparak geçirdik, gayet rahat ve keyifliydik.. Sonrasında evimizden ve de şehrimizden epey bir uzaklaştık.. Yıllardan sonra ilk defa uzun uzun memleket havası aldım.. Bana da çocuklara da çok iyi geldi açıkçası.. Seviyorum ya.. Hele de bu kurak kavruk boğuk yazlı Ankara'dan sonra bir iyi geliyor ki karadenizde olmak.. Yaklaşık 15 gün kaldık.. Bol temiz hava aldık, büyük annanne babannelerimizi varlığımızla mutlu ettik. Taa liseden arkadaşlarımla buluştuk, saydık saydık inanamadık tam 18 yıl olmuş birbirimizi tanıyalı, baktık baktık hiç bi değişiklik bulamadık kendimizde, yıllar geçmiş ama hiç değişmemişiz:)) Çocuklar çayır çimenle, börtü böcek, tavuk, horoz ve de ördeklerle pek bir haşır neşir oldular.Ya da olmaya çalıştılar diyelim..
Trabzon tatilimizin sadece 3 günlük bayram kısmında babamız bizimle birlikteydi..Diğer kısmında anannemiz sağolsun bize eşlik ve de yardım etti. Ağustosun devamında yine yıllardan sonra ilk defa bu kadar uzun bir deniz tatili yaptım.. Çoook eski ve çoook sevgili dostum Gülo ve ailesi ile Bodrum'dan sonra, bir diğer çoook sevgili arkadaşım Tuba ve ailesi, özellikle kankamız Tuğçe ile gerçekten çok keyifli bir Side tatili yaptık..
İkinci kısımda toplam 6 aileydik, onların iki yıldır bir devlet kurumunun kampında yaptıkları bu toplu tatil organizasyonuna bu sene biz de katıldık ve anladık ki kalabalık tatil gerçekten çok güzel oluyor.. Üzerinizdeki yük azalıyor, herkes her çocukla ilgileniyor, yeme içme, oyun hiç dert olmuyor.
Gitmeden gözümde çok büyütmüştüm açıkçası, çok da tedirgin çıkmıştım yola.. Yolculukları, İpek kızın uykularını, yemeğini, Nazlı'yla yeterince ilgilenebilecek miyizi, daha bir çok şeyi düşünmüş durmuştum..
Nazlı yavrusu beni hiiiç yormadı, Bodrumda Serkanla çok iyi anlaştı, her şeyini kendisi halletti, pek müdahale etmeme gerek kalmadı. Gerekli yerlerde de babasıyla takıldılar.. Gayet iyilerdi:) Side kısmında ise o kadar çok çocuk vardı ki, başta Tuğçe'yle sonrasında herkesle gayet güzel eğlendiler. Kalabalık, deniz, kum, oyun.. Nazlı için çok eğlenceliydi. Kendini ifade etmesi, büyüklerle iletişimi, kalabalık ortamlarda varlığını gösterebilmesi açısından da bir kaç adım ilerledik sanırım.. Böyle böyle gelişip açacağız kendimizi:) Yormadı dedim ama Nazlı bu 10 günde bol bol ağladı.. Cidden yani.. Nasıl sinir olurum isteğini ağlayarak dile getirme olayına.. Biz bu yaz boyle bir huy edindik.. Her ne kadar ağladığı için istediği şeyi özellikle yapmıyor da olsam bırakabilmiş değiliz bu anlamsız, sinir bozucu davranışı..Bakalım okul başlayınca durulacağız diye umuyorum:)
Yolculukların geneli havayoluylaydı ve sıkıntı olmadı. Uçak kalkarken ve inerken emzirdim, onun için etkilenmedi de basınç farkından. Arabayla bir 6 saatlik yol yaptık, Nazlı sürekli uyudu tabi ki, İpek'i de idare ettik. İpek arabada çok sıkıldığı için niyetim ona yola çıkmadan uyku hali yapacak bir ilaç vermekti fakat şurubu evde unutmuşuz, biraz tedirgindim çok ağlayacak sıkıntı yapacak diye ama beklediğimden daha fazla uyudu. Genel olarak kucakta ve emme halindeydi, ancak bu şekilde sağlayabildim uzun uykularını..
İpek için yemek olayı da düşündüğümden daha rahattı.. Otelde diyet menüsünü kullandık. Blender da vardı. Her şey yedirmeye başladım zaten, seçeneğimiz boldu o yüzden. Yanıma kavanoz mamaları da almıştım, gerektiğinde destekledik.
İpek'in uyku düzeni biraz bozuldu oralarda. Bazı gunler çok çok kısa uyudu. Gece uykuya geçişi biraz gecikti falan ama sorun olmadı. Normaldeki düzen yine aynı aslında. 8. ayımızdan itibaren 2 uykuya indirmişti zaten. Burada aylarca uğraşıp pusette 5 dakika zor oturttuğum çocuğumu uyutup pusete koydum genelde. Beni şaşırttı, normal 45 dakika - 1 saatlik uykusunu uyudu orada. Ama yine de uyanıkken pek tercih etmedi puseti. Hatta bazen ablası oturdu onun yerine, hatta bazen de ikisi birden oturdu?!
Genel bir yaz yazısıyla dönmüş olalım inşallah.. Daha yazacak çok şey var çünkü:)
21 Temmuz 2013 Pazar
Bu Hafta..
İki haftadır annannedeyiz.. Hava sıcak.. Büyük kuzu şehirden uzak, site ortamının , bahçelerin,parkların tadını çıkarıyor.. Bu sene tatil geç olunca sokaklarda ve de balkondaki havuzda oyalıyoruz kendisini.. Hafta sonları cimnastiğe gidiyor.Kendisi gayeeet mutlu mesut..
Hafta arası ilk defa babasıyla bensiz yalnız kaldı.. Çok garip bir şey değil belki ama biz annannedeyken eve dönen babasına takılması biraz değişik oldu..Akşam 11 gibi gitti babasıyla (arabada 5.dk da uyumuş), ertesi gün de 12 gibi geldi.. Çok eğlenmiş:)
Küçük kuzu da kalabalıkta pek bir mutlu.. Bu kalabalıkta boş bir kucak mutlaka buluyor..9 aylık oldu,hakkında yazacak çok şey var aslında ama ben bu haftanın top konusunu yazıyorum. Kendisini yataktan düşürdük... Gayet yoğun korumalarla döşemiş de olsam yatağı, bir aradan hop inmiş aşağı, yerde oturuyordu ağlayarak. Nazlı da aynen bu aylarda düşmüştü.. Sorun olmadı şükür..Artık yerde yatıyor.. Çoook hareketli, bir saniye durmuyor, uyurken bile..
Bizden şimdilik bu kadar.. Haftaya evimizdeyiz inşallah.. Daha rahat yazabileceğimi umuyorum.. Not edilecek çok şey var:)
Hafta arası ilk defa babasıyla bensiz yalnız kaldı.. Çok garip bir şey değil belki ama biz annannedeyken eve dönen babasına takılması biraz değişik oldu..Akşam 11 gibi gitti babasıyla (arabada 5.dk da uyumuş), ertesi gün de 12 gibi geldi.. Çok eğlenmiş:)
Küçük kuzu da kalabalıkta pek bir mutlu.. Bu kalabalıkta boş bir kucak mutlaka buluyor..9 aylık oldu,hakkında yazacak çok şey var aslında ama ben bu haftanın top konusunu yazıyorum. Kendisini yataktan düşürdük... Gayet yoğun korumalarla döşemiş de olsam yatağı, bir aradan hop inmiş aşağı, yerde oturuyordu ağlayarak. Nazlı da aynen bu aylarda düşmüştü.. Sorun olmadı şükür..Artık yerde yatıyor.. Çoook hareketli, bir saniye durmuyor, uyurken bile..
Bizden şimdilik bu kadar.. Haftaya evimizdeyiz inşallah.. Daha rahat yazabileceğimi umuyorum.. Not edilecek çok şey var:)
2 Eylül 2012 Pazar
Paylaşım Günü..
Yavru 19 Eylül'de tam bir yıldır kreşe gidiyor olacak. İki ilkimiz var, cuma günü yaşanan ve aslında çok geç kalınmış olan. Cuma günleri paylaşım günü, o haftanın konusuna uygun bir şey seçip götürmek gerekiyor okula. Biz maalesef hiç bir paylaşım gününde bir şey götüremedik. Nazlı hiç istemedi. İlk zamanlar biraz ısrar eder gibi oldum, ama sonra hiç karışmadım,ben söyledim o hayır dedi, olay bitti. Amaa bu hafta başında Nazlı'dan teklif geldi,
Anne, paylaşım günü ne zaman?
Cuma günü annecim, ne oldu?
Ben Melek'i götürmek istiyorum da okula.
Yaaa, tamam tatlım, götürelim.(Bu arada Melek bebeği, ben de içimden sevinç çığlıkları atıyorum..)
Kaç gün var yani?
3 gün annecim..
Ben öğretmenlerine söyledim, aslında p sesiyle başlayan bir objeydi götürülmesi gereken.Aman Nazlı getirsin dert değil dedik,beraberce, cuma sabahı da kendisini Pink Baby yaptık Melek hanımın, isabet oldu. İşte evden çıkarken mutlu yavru.
Umuyorum yavru bu sene paylaşım zamanlarına da katılacak.
Veee cuma gününün beni ağlatan cümlesi ( sulu gözlülüğün doruğunda bir hamile olarak,cümle bitmeden sulandım). Okulun bahçesine girdik, içeri doğru yürüyoruz...
Anne bak ağlıyor gibi bile olmadım,gördün mü?
Diliyorum ki çooook gönülden, bu yıl böyle devam etsin, yavru ağlamasın sabahları , anne de üzülmesin.
Anne, paylaşım günü ne zaman?
Cuma günü annecim, ne oldu?
Ben Melek'i götürmek istiyorum da okula.
Yaaa, tamam tatlım, götürelim.(Bu arada Melek bebeği, ben de içimden sevinç çığlıkları atıyorum..)
Kaç gün var yani?
3 gün annecim..
Ben öğretmenlerine söyledim, aslında p sesiyle başlayan bir objeydi götürülmesi gereken.Aman Nazlı getirsin dert değil dedik,beraberce, cuma sabahı da kendisini Pink Baby yaptık Melek hanımın, isabet oldu. İşte evden çıkarken mutlu yavru.
Umuyorum yavru bu sene paylaşım zamanlarına da katılacak.
Veee cuma gününün beni ağlatan cümlesi ( sulu gözlülüğün doruğunda bir hamile olarak,cümle bitmeden sulandım). Okulun bahçesine girdik, içeri doğru yürüyoruz...
Anne bak ağlıyor gibi bile olmadım,gördün mü?
Diliyorum ki çooook gönülden, bu yıl böyle devam etsin, yavru ağlamasın sabahları , anne de üzülmesin.
7 Haziran 2012 Perşembe
Bir İlk..
Bir süredir akşamları Nazlı'yı almaya gittiğimde bahçede oluyorlar. Bu çok güzel, onun için biraz geç bile gidiyorum,bahçede daha fazla vakit geçirsin istiyorum. İlk zamanlar kapıya yapışık buluyordum kendisini, zamanla biraz daha gerilerde,zaman zaman salıncakta zaman zaman ortalıkta sallanırken. Beni görür görmez de atlıyordu yavru kucağıma,tabi ki sonrasında ben orada onu izliyorken oynuyor bahçede, bıraksam belki saatlerce.
Ama bu hafta beni gördüğü halde oyunundan kalkıp da yanıma gelmedi. Hem de tam iki akşam.İlk defa. Yemin ederim gözlerim yaşardı. Sadece baktı güldü,oyununa döndü.. Bayıldım.. Abarttım belki biraz. Okulda mutlu olmadığını hiç düşünmüyorum ama görmek daha güzel tabi ki..Gördüm, mutlu oldum. Hep görmek hep mutlu olmak istiyorum..
Ama bu hafta beni gördüğü halde oyunundan kalkıp da yanıma gelmedi. Hem de tam iki akşam.İlk defa. Yemin ederim gözlerim yaşardı. Sadece baktı güldü,oyununa döndü.. Bayıldım.. Abarttım belki biraz. Okulda mutlu olmadığını hiç düşünmüyorum ama görmek daha güzel tabi ki..Gördüm, mutlu oldum. Hep görmek hep mutlu olmak istiyorum..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










