Evet 5imizi doldurduk.. Çok cici bi abla olduk.
Yeni yasımıza çok sorumluluk sahibi, çok anlayışlı, çok hoşsohbet, çooookk oyuncu (kendimizi ona bıraksak sanırım bütün gün barbicilik oynayabiliriz), yüzme dersine bayılan, 11 kişilik - baba, anne, nazlı, ipek, dayı, anneanne, dede, babanne, hala, teyze ve büyük teyze şeklinde - kendi deyimiyle sevgi sıralamasına sahip olan, kardeşiyle oynamayı (koşmalı,kaçmalı,saklanmalı) çok seven, çook sabırsız, hiiiiç boş ve kendi kendine kalmaktan hoşlanmayan, okula giderken ve de dönerken arabada uyuyan, bilgisayar oyunları ve televizyon için ciddi ciddi bizimle zıtlaşan, haftada bir verilen ödevleri daha üstünü cıkarmadan, eve girer girmez yapan, ve de okuyan yazan bir çocuk olarak girdik..
Çabuk geçiyor zaman, bu yaş büyüme,olgunlaşma olayının çok net gözlemlendiği bir yaş.
Büyümene alışabiliyor muyum bilemiyorum, geçmiş her anını özlüyorum sanırım..
Sen beni anne yapan güzel yavru, sana bayılıyor, bitiyorum bebeğim, çok mutlu yılların olsun.. Güzel yüzün hep gülsün..
Üçüncüsü yolda olan iki doğum günü partimizden dogru düzgün bir foto karesi olamadığı için bu fotoyla idare edeceğiz artık..
özel gün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özel gün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Ocak 2014 Perşembe
1 Ocak 2014 Çarşamba
Mutlu Yıllar..
En çok sağlık, mutluluk, huzur dileyelim yeni yılda..
Ülkemiz için de saygı,sevgi,empati,doğrulukla dolu,huzurlu aydınlık günler..
Herkesin minik dileklerinin bile gerçekleşeceği bir yıl olsun:)
Kuzen Pınar'da başlayan, evimizde çekirdek aile biten, öksürük seslerinin eşlik ettiği bol oyunlu akşamdan...
Ülkemiz için de saygı,sevgi,empati,doğrulukla dolu,huzurlu aydınlık günler..
Herkesin minik dileklerinin bile gerçekleşeceği bir yıl olsun:)
Kuzen Pınar'da başlayan, evimizde çekirdek aile biten, öksürük seslerinin eşlik ettiği bol oyunlu akşamdan...
17 Kasım 2013 Pazar
Doğum günü II
İpek kızın doğum günü yazısını beklemekten eskitmiş, 1ay sonra yayınlayabilmiştim. Şimdi fırsatım varken bugün doğum günü olan kocama buradan mutlu yıllar diliyorum:)
Keyifli, neşeli, sağlıklı, bol sabırlı bir yıl, hep bizli uzun mutlu bir ömür diliyorum kendisine..
Şu sıralardaki en popüler diyaloglarımız da not ediyorum bu vesileyle:)
Emreee, İpek iki dakika sende, ben çamaşır çıkartayım.. Yok yok,ben banyodayım zaten, ben çıkartırım..
Emreee, İpeke bakar ol, ben bez getireyim.. Yok yok, sen gel ben getiririm ne istiyorsan..
Emreee, ben Nazlı'yı yıkayayım, İpek senle... Yok yok, ben yıkarım Nazlı'yı, siz takılın İpekle.
Emreee, yemek yapı.... ....yok,sen gel, ben yaparım.
Biraz abartılı oldu sanki.. Yalnız İpek kız da şu yaramaz çocuk tanımlamalarına çok uygun bir bebek.. Biz biraz sakin bir tarza alışkın olduğumuz için de zorlanmıyoruz desem epeyce bir yalan olur yani:)
Keyifli, neşeli, sağlıklı, bol sabırlı bir yıl, hep bizli uzun mutlu bir ömür diliyorum kendisine..
15 Kasım 2013 Cuma
Doğum günü..
İyi ki geldin aramıza canım kızım.. Mutlulugumuza mutluluk kattin.. Çok güzel günlerin olsun inşallah.Sağlıklı, mutlu ve bizli uzuun bir ömrün. Heyecanın, coşkun daim olsun hayatta. Allah sana hiic büyük acılar yasatmasin, gözlerin hep böyle kocaman kocaman gülsün. Bana da senin hep mutlu olan kocaman bi insan olduğunu göstersin, beni sizlerle yaşlandırsın,her güzel gününüze şahit etsin:)
Amin..
10 Şubat 2013 Pazar
Magnet..

Bu güzel magnetleri Nazlı'nın doğum günü için yaptırmıştım.. O sıra paylaşmamışım, bu hafta sonu doğum günümüze gelemeyen sevdiklerimize hediye ederken hem paylaşalım, hem GÜL'ÜMSE 'ye teşekkür edelim, hem de şu hastalık yazısı gözümüzün önünden gitsin istedim..
![]() |
2 Ocak 2013 Çarşamba
Yeni yıl..
En çok sağlık, huzur, mutluluk diliyorum bu yıl için..
Geçen yıl bize büyük bir sürpriz getirdi, çekirdek aile üye sayımız 4e çıktı.. İpek kız mutluluğumuza mutluluk kattı.. Mutluluğumuzun daim olduğu, dingin, sakin, biraz rutin, yeniliklere kolay adapte olacağımız ( Nazlım için belki uzak görünüyor ama ben şimdiden düşünüyorum, eylül ayı yeni okul ayı, çok rahat bir oryantasyon süreci diliyorum kendisine de bize de, İpek kız içinse herşey yeni, her bir şeye kolayca alışıversin yavrucuum, ek gıdaya, biberona, odasına... ), eğlenceli, keyifli, bol gezmeli bir yıl diliyorum kendimize.. Bir baktım da geçen sene de çok benzer şeyler dilemişim, yaşlanmak böyle bir şey herhalde ama bu sene daha fazla beklentim, yapılacak daha çok işim var, hadi bakalım, hayırlısı..
Herkese bol gülmeli mutlu yıllar..
Geçen yıl bize büyük bir sürpriz getirdi, çekirdek aile üye sayımız 4e çıktı.. İpek kız mutluluğumuza mutluluk kattı.. Mutluluğumuzun daim olduğu, dingin, sakin, biraz rutin, yeniliklere kolay adapte olacağımız ( Nazlım için belki uzak görünüyor ama ben şimdiden düşünüyorum, eylül ayı yeni okul ayı, çok rahat bir oryantasyon süreci diliyorum kendisine de bize de, İpek kız içinse herşey yeni, her bir şeye kolayca alışıversin yavrucuum, ek gıdaya, biberona, odasına... ), eğlenceli, keyifli, bol gezmeli bir yıl diliyorum kendimize.. Bir baktım da geçen sene de çok benzer şeyler dilemişim, yaşlanmak böyle bir şey herhalde ama bu sene daha fazla beklentim, yapılacak daha çok işim var, hadi bakalım, hayırlısı..
Herkese bol gülmeli mutlu yıllar..
24 Aralık 2012 Pazartesi
Doğum günü..
Canım kızım 4 yaşında... Büyüyor.. Bir yandan büyümesini izlemek mutlu ediyor beni, bir yandan da geçen her gün bir gün önceki yavruya özlem duyuyorum.. Bir çeşit doyamamazlık var..Ne değişik şeyler hissediyor insan yaşı ilerledikçe.. Yanımdayken bile değişik bir özlem duygusu var içimde..
Bundan sonrası kızım sana..
Şu sıralar en çok kitap okutmayı seviyorsun, bir de puzzle yapmayı.. İpek'i öpmeyi.. Okula gitmeyi.. Arkadaşlarını.. Babanla Galatasaray marşı söylemeyi.. Dedenle boğuşmayı.. Babannenle Aç kapıyı bezirgan başı oynamayı..Anannenle komşuculuk oynamayı.. Dönen etek giymeyi..Çeşit çeşit taç takmayı.. Nokta birleştirmeyi..Hepimizin isimlerini yazmaya çalışmayı.. Kurabiye yapmayı.. Bol bol küsmeyi seviyorsun bir de.. Evde olmayan kişilerin ismiyle de uzun uzun ağlamayı..
Nice mutlu senelere güzel kızım.. Hastalıksız, sağlıklı, mutlu, huzurlu güzel bir yıl diliyorum hepimize..
Hep mutlu ol istiyorum yavrum benim.. Her anını dolu dolu yaşa, her günün bir öncekinden güzel olsun.. Senin için yapmak istediğim en büyük şey bu. Dolu dolu, mutlu yaşayabilmeyi öğrenebilmen.. İyi bir insan olman.. Kendini sevmen, hayatı sevmen.. Yaratılanı sevmen,yaratandan ötürü:)
Güzel gözlerin,güzel yüzün hep güler umarım..
Bundan sonrası kızım sana..
Şu sıralar en çok kitap okutmayı seviyorsun, bir de puzzle yapmayı.. İpek'i öpmeyi.. Okula gitmeyi.. Arkadaşlarını.. Babanla Galatasaray marşı söylemeyi.. Dedenle boğuşmayı.. Babannenle Aç kapıyı bezirgan başı oynamayı..Anannenle komşuculuk oynamayı.. Dönen etek giymeyi..Çeşit çeşit taç takmayı.. Nokta birleştirmeyi..Hepimizin isimlerini yazmaya çalışmayı.. Kurabiye yapmayı.. Bol bol küsmeyi seviyorsun bir de.. Evde olmayan kişilerin ismiyle de uzun uzun ağlamayı..
Nice mutlu senelere güzel kızım.. Hastalıksız, sağlıklı, mutlu, huzurlu güzel bir yıl diliyorum hepimize..
Güzel gözlerin,güzel yüzün hep güler umarım..
31 Ekim 2012 Çarşamba
İpek'li Hayat
Bugün İpek'imiz 14 günlük oldu.. Doğum hikayemizi kısaca bir yazalım.. Aslında her şey 4 yıl öncenin tekrarı gibiydi, her şey çok yolunda gitti, ama ben o zamanki benin çok çok daha gergin haliydim.. Önceki doğumumda kontrol için hastaneye gidip, 20 dakika içinde kendimi ameliyathane yolunda bulmuştum, sanırım onun için gerilecek vaktim olmamıştı.. Nazlı çok iri bir bebek olduğu için doktorumla sezeryanda karar kılmıştık. Ki Nazlı ciddi bir tosuncuk olarak geldi dünyaya. Bu sefer de üzerinde çok düşünmedik aslında, normal doğum esnasında kesi yerinde kanama riski olabilir, sen zaten çok kansızsın, bu tarz bir iç kanama riskini göze almayalım deyince çok sevgili doktorum, ilk doğumum da çok rahat olmuş olunca, tamam dedim, yine aynı şekilde olsun.. Yine Mesa'da (TOBB ETU olmus artık adı) yaptım doğumu. Doktorum yine Tamer Beydi.Her ikisini de şiddetle tavsiye ederim.. Hastanede bütün personel rahatınız için çalışıyor gerçekten de. Tamer Bey ise rahat keyifli bir hamilelik ve doğum geçirmek isteyenler için ideal bir doktor.. Kendisi rahat bir insan, sizi de hiç germiyor ama tıbbi olarak da hiç bir şeyi atlamıyor (Hamilelik boyunca beni sürekli kollama ve koruma güdüsünde olan kocama sık sık ' Tamer Bey şimdi hiç bir şey mi yasak değil ' dedirtti.). Her ne kadar beni doğum anında da rahatlatmaya çalıştıysa da ben epidural takılına kadar çok gergindim, hatta o sırada bana sanırım hafif sedatif bir şeyler de verdiler ki, her şeyi Nazlıdaki kadar net hatırlayamıyorum.. Bu sefer bebeği aldıklarında babacık da geldi, bir öpücüklük kadar yanımıza verdiler, sonra muayenesini, uzun uzun ağlamasını, giydirilişini beraber izledik. Bebiş son haftalara kadar biraz küçük seyredince stres yapmıştım, ama son haftalarda yine iyi beslenmişiz ki 3700 doğdu-itiraf etmeliyim Nazlı'yı büyüttükten sonra bana yine de pek bir ince,minik,cılız geldi-, ben toplam 13kg civarı aldım, şu an da sanırım o +200g da, bense gebelik öncesine göre +4kg dayım( hastaneden döndüğümüzde bebeğin kilosu kadar bile bir eksilmem yoktu, bol bol ödem toplamışız,ancak iniyor şişlerimiz).
Nazlı öğleden sonra geldi yanımıza, kardeşi gördüğündeki heyecanı ve de coşkusu görülmeye değerdi, ellerini dizlerine falan vurdu, çok çok ve sesli sesli güldü, 'Allahım ya' dedi bol bol, heyecanı çok güzeldi, ağlattı beni güzel yavru..Hastanede 2 gece kaldık, anemim sebebiyle iki ünite kan aldım, hemoglobin değerim 8lerdeydi en son. Bebişin rengi ise sarı şu an. Uzamış sarılık diye bir şey varmış, bunu da öğrenmiş olduk, bir çok şeyden kaynaklanabilirmiş, en masum kaynağı ise anne sütüymüş, onun için dün bol bol kan aldılar, çok canı yandı, çünkü minicik damarları, çok uğraştılar almak için. Hiç bir şey çıkmaz ise adı anne sütü sarılığıymış ve de 3 ay kadar devam edebilirmiş, müdahale gerektiren bir durum değilmiş..Ben bizimki de böyledir diye düşünüyorum..
Evde ise işler genel anlamda yolunda.. 6 günlük tatilde evdeydik ve de keyifliydik.. Yavrunun kardeşe adaptasyonu açısından iyi de bir fırsat oldu sanırım. Çok kalabalıktık tabi ki, çok sevdiklerimiz yanımızdaydılar, yavru da biz de çok mutluyduk bu kalabalıktan..2 gündür çekirdek aile olarak evdeyiz, bu da çok keyifli, idare ediyor gibiyiz sanki:) Ben çok gergindim bu konuda, şu an için iyi gidiyoruz, ama minik kuzu genel olarak uyku halinde, onun için rutinimiz çok değişmemiş olabilir yani..
Doğal olarak ablamızda değişiklikler mevcut. En barizi hareketliliğinin, enerjisinin çok çok, normalden 8-10 kat artmış olması.. Hiç yerinde duramıyor.. Belki tatilde olmasının, enerjisini okulda atamamasının da etkisi vardı ama yine de normalin çok üstünde hareketliyiz.. Hiç durmadan, koşmak, zıplamak, atlamak, birileriyle sürekli hareketli oyunlar oynamak arzusu içersindeyiz. Tatil boyunca sırayla özellikle baba,dede ve de dayının enerjisini ve hatta zaman zaman sabrını bu anlamda tükettik.. Beni en zorlayan ve de şaşırtan ise uyku rutinindeki değişiklik, 1 haftadır çok zor uyuyor, gündüz uykusu zaten yok, gece uykuya zor geçiyoruz. Normalde gece uyanma, bizim yanımıza gelme gibi alışkanlıkları hiç olmayan yavru şimdi her gece bir kaç kez uyanıp, bizim yanımızda sabahlıyor.. Normal sanırım, ondaki değişikliklere biz ayak uyduracağız artık..
Nazlı öğleden sonra geldi yanımıza, kardeşi gördüğündeki heyecanı ve de coşkusu görülmeye değerdi, ellerini dizlerine falan vurdu, çok çok ve sesli sesli güldü, 'Allahım ya' dedi bol bol, heyecanı çok güzeldi, ağlattı beni güzel yavru..Hastanede 2 gece kaldık, anemim sebebiyle iki ünite kan aldım, hemoglobin değerim 8lerdeydi en son. Bebişin rengi ise sarı şu an. Uzamış sarılık diye bir şey varmış, bunu da öğrenmiş olduk, bir çok şeyden kaynaklanabilirmiş, en masum kaynağı ise anne sütüymüş, onun için dün bol bol kan aldılar, çok canı yandı, çünkü minicik damarları, çok uğraştılar almak için. Hiç bir şey çıkmaz ise adı anne sütü sarılığıymış ve de 3 ay kadar devam edebilirmiş, müdahale gerektiren bir durum değilmiş..Ben bizimki de böyledir diye düşünüyorum..
Evde ise işler genel anlamda yolunda.. 6 günlük tatilde evdeydik ve de keyifliydik.. Yavrunun kardeşe adaptasyonu açısından iyi de bir fırsat oldu sanırım. Çok kalabalıktık tabi ki, çok sevdiklerimiz yanımızdaydılar, yavru da biz de çok mutluyduk bu kalabalıktan..2 gündür çekirdek aile olarak evdeyiz, bu da çok keyifli, idare ediyor gibiyiz sanki:) Ben çok gergindim bu konuda, şu an için iyi gidiyoruz, ama minik kuzu genel olarak uyku halinde, onun için rutinimiz çok değişmemiş olabilir yani..
Doğal olarak ablamızda değişiklikler mevcut. En barizi hareketliliğinin, enerjisinin çok çok, normalden 8-10 kat artmış olması.. Hiç yerinde duramıyor.. Belki tatilde olmasının, enerjisini okulda atamamasının da etkisi vardı ama yine de normalin çok üstünde hareketliyiz.. Hiç durmadan, koşmak, zıplamak, atlamak, birileriyle sürekli hareketli oyunlar oynamak arzusu içersindeyiz. Tatil boyunca sırayla özellikle baba,dede ve de dayının enerjisini ve hatta zaman zaman sabrını bu anlamda tükettik.. Beni en zorlayan ve de şaşırtan ise uyku rutinindeki değişiklik, 1 haftadır çok zor uyuyor, gündüz uykusu zaten yok, gece uykuya zor geçiyoruz. Normalde gece uyanma, bizim yanımıza gelme gibi alışkanlıkları hiç olmayan yavru şimdi her gece bir kaç kez uyanıp, bizim yanımızda sabahlıyor.. Normal sanırım, ondaki değişikliklere biz ayak uyduracağız artık..
23 Ekim 2012 Salı
26 Ağustos 2012 Pazar
Haftasonu,Bayram,Gezmece
Uzun aradan sonra birikmişlerin biraz derlenebildiği bir postla buradayız.Nazlımın tatili bitti,sanıyorum artık daha sık yazabilirim,bir yaz özeti yapmalıyım mesela.. En kısa zamanda artık..
Cuma akşamı Türkiye-Portekiz basketbol maçına biletimiz vardı (okulumuz sağolsun, çoluk çocuk, anne baba, öğretmen,hep beraber maça gittik.) Gitsek mi , Nazlı bunalır mı ,bunaltır mı, ben bu şişko halimle o kalabalığı görmezden gelebilir miyim diye biraz tereddütte kalmıştım ama iyi oldu. Nazlı ilk anlarda biraz sıkılsa da, Miss Sıla'sıyla kikirdedi biraz, sonra ona yuuuuuhh diye bağırmayı ve de dev adam şarkısını öğrettik,pek bir eğlendi.. Benimse kalabalığı görmezden gelmeme gerek kalmadı, 4. periyotun başında çıktık. Normal hayatımda böyle bir sıkıntım yok ama hamileyken kalabalık ortamlardan,kapalı basık yerlerden, pazarlardan, bir an önce kendimi açık havaya,sakin,dingin bir yere atamayacağım her hangi bir yerde bulunmaktan biraz tedirgin oluyorum. Erken çıkınca sorun yaşamadık sonuçta. Nazlı da ilk maçına gitmiş oldu böylece, Nazlı'nın yanısıra babacık da pek bir mutlu oldu, devamı gelir artık diye düşünüyorum..
Cumartesi günü de yavru babaya araba yıkarken yardım etti, bi de bebek aldı yanına, 'Bu arada Melek'i de yıkayabilirim di mi anneee?' diyerek pek bir hevesle gitti, ama bebeğini arabaya oturtmuş, sen izle demiş, ve de kendini o köpüklü kovadan alamamış..
Bu da son günümüz Pazardan. Ennnn ennn sevdiğimiz arkadaşımız Tuğçe'yle kahvaltı sefası yaptık.. Tuğçe bizim taaaa bebeklik arkadaşımız, aralarında 10 gün var, ikiz gibi büyüdüler,büyüdükçe de birbirlerine daha çok benzediler..
İncek'te açık havada çayırda çimende epey eğlenip,yoruldular, birlikte erik topladılar, şişelerine doldurup bir güzel yediler. Nazlı farkında değil ama ilk defa erik yedi, evde versek hayatta yemez, bilmediği hiç bir şey tatmıyor, boyle zamanlar da benim için çok güzel fırsat oluyor, artık yavru eriğin tadını da biliyor. Lay lay lay.
Bu fotoğraflar da geçen hafta ve de bayramdan.. Çok severek gittiğimiz bir yer, Kavaklı, havaalanı yolunda, tavuklar,tavus kuşları, koyunlar,hindiler, ayrıca bisiklet,top,park alanı, çocuklar için her şey mevcut. Yemekleri fena değil, pideleri güzel.. Ama bayramda hizmet çok vasattı, önemsemedik, çocuklar pek bir mutlu oldu,biz rahat ettik, bu da bize yetti. Enn ennn sevgili arkadaşımız Tuğçeler ile gittiğimiz bir yerdi,bu sefer büyük ailece gittik, kuzen yavrusu Doruk'la da çok eğlendik..
Yaz bitiyor, bebek geliyor, tam olarak eve tıkılmadan önceki son kareler sanırım.. Tadını çıkaralım..
9 Mayıs 2012 Çarşamba
Kızıma Çaya Gittim
Nazlı'nın okulunda anne kız çay partisi yaptık. Okuldan saat tercihi yapmamız için form gönderildiğinde tahmin etmiştim Nazlı'nın çok mutlu olacağını. Benim bir şekilde okulda olmam onu çok rahatlatıyor, çok da mutlu ediyor. Ama bu sefer başkaydı, yavrum uçtu resmen mutluluktan.
Öğretmeniyle gelip beni aldılar,hoplaya hoplaya sınıfa çıktık.Nazlı beni masaya oturttu,sonra gitti çay seçti,erikli-tarçınlı. Sonra tepsiyle masaya geldi, oturdu, kendi kurabiyesini,çayını aldı,bana da sen de kendin alabilirsin dedi:) İki dakikada bir kalktı beni öptü oturdu, iyi ki geldin dedi, sabah da Ela'nın annesi vardı dedi, annecim seni çok seviyorum bile dedi, gözlerini kırpıştıra kırpıştıra gülümsedi sürekli. Sonra kalktı kendi tabağını fincanını yıkadı, sen de yıka dedi bana:)
Bir de ekmek kesme çalışması seçti bana göstermek için, bir dilim ekmeği kesti,tabağına koydu,yedi,bana da malefef sana veremem,kendim için kestim dedi.
Sonra beni öpücüklere boğarak kapıya kadar getirdi öğretmeniyle,yine hoplaya hoplaya.
Akşam da eve şu cümleyle girdi.
Annneeee biliyor musun bir dahaki anneler gününde tekrar gelecekmişsin, Mrs Selin söyledii, ne güzel di mi anneee..
Öğretmeniyle gelip beni aldılar,hoplaya hoplaya sınıfa çıktık.Nazlı beni masaya oturttu,sonra gitti çay seçti,erikli-tarçınlı. Sonra tepsiyle masaya geldi, oturdu, kendi kurabiyesini,çayını aldı,bana da sen de kendin alabilirsin dedi:) İki dakikada bir kalktı beni öptü oturdu, iyi ki geldin dedi, sabah da Ela'nın annesi vardı dedi, annecim seni çok seviyorum bile dedi, gözlerini kırpıştıra kırpıştıra gülümsedi sürekli. Sonra kalktı kendi tabağını fincanını yıkadı, sen de yıka dedi bana:)
Bir de ekmek kesme çalışması seçti bana göstermek için, bir dilim ekmeği kesti,tabağına koydu,yedi,bana da malefef sana veremem,kendim için kestim dedi.
Sonra beni öpücüklere boğarak kapıya kadar getirdi öğretmeniyle,yine hoplaya hoplaya.
Akşam da eve şu cümleyle girdi.
Annneeee biliyor musun bir dahaki anneler gününde tekrar gelecekmişsin, Mrs Selin söyledii, ne güzel di mi anneee..
22 Nisan 2012 Pazar
İlk Bayram
Cuma günü okulumzda kostümlü 23 Nisan yürüyüşü vardı. Benim yavruya değişik bir şey giydirmek imkansıza yakın bir şey olduğu için şahsen ben çok heveslenmek istemedim kostüm konusunda. Zira şu sıra sadece külotlu çorap,tayt ve de eşofman üstüne çok da uzun olamayan, mümkünse düğmesiz ve de kolları kolay sıyrılabilen şeyler giyebiliyoruz. Ama hepsinin bir sebebi var, yavru okulda her işini kendisi halletmeli, düğmeler,fermuarlar iş yavaşlatıyor,etek ve elbiseyi sanıyorum tuvalette yukarı çekmek zor geliyor, gömlek kolları el yıkarken kolay sıyrılamıyor tarzında uzayan bir listemiz var, biz de sabahları ona uyuyoruz,çok arıza çıkartmıyoruz. Velhasıl perşembeden ben kostüm giymek istemiyorum,ben yürüyüşe katılmak da istemiyorum diye söylenen yavruyu cuma sabah bunlar kostüm değil tatlım,bir etek bir de bluz giyiyorsun işte tarzında gayeet umursamaz bir tavırla giydirip okula yolladım.
Çok bulunmak istediğim halde beni görünce huzursuzlanır gibi şu an gayet yanlış bulduğum bir düşünceye kapılıp gitmediğim yürüyüşten ve de bizim yavrudan kareler burada.
Nazlı'nın tütüsünü ben yaptım, taa bir ara Deli Anne'nin şu yazısından esinlenerek ,kuzenimizin doğum gününe hazırlanmıştık,aslında uğur böceği oluyorduk ama bu sefer üstündekini de bazı eklerle alta uydurdum,biraz acemi işi oldu tabi ki ama kostüm giymemiş olduk
Bu ağlamaya 5 kala pozlarından sonra seneye daha coşkulu bir Nazlı görmek ümidiyle herkesin,bütün çocukların bayramını kutluyorum.
Nazlı'nın tütüsünü ben yaptım, taa bir ara Deli Anne'nin şu yazısından esinlenerek ,kuzenimizin doğum gününe hazırlanmıştık,aslında uğur böceği oluyorduk ama bu sefer üstündekini de bazı eklerle alta uydurdum,biraz acemi işi oldu tabi ki ama kostüm giymemiş olduk
Bu ağlamaya 5 kala pozlarından sonra seneye daha coşkulu bir Nazlı görmek ümidiyle herkesin,bütün çocukların bayramını kutluyorum.
2 Ocak 2012 Pazartesi
yeni yıl yeni yıl yeni yıl herkese kutlu olsun
Sevgili kardeşim ve pek sevgili eşi yeni yılın ilk dakikalarında bu şarkıyla aradılar bizi. Bu olayı bu kadar coşkuyla karşılamayı bi türlü beceremedim ben.Ama coşkuyla iyi yıllar dileyebiliyorum herkese.
Tabi ki yeni yılda yeni hayallerim var gerçekleşmesini istediğim,bireysel ve genel,toplumsal. Tabi ki aralık ayındaki ışıltıya cıvıltıya rengarenk cafcaflı caddelere, sokaklara, mağazalara küçük dükkanlara bayılıyorum.Bir geçtiğim yerden bin kere daha geçesim geliyor,kasvetli Ankara ışıl ışıl oluyor, gerçekten biraz kıpır kıpır oluyor içim.İnsanların heyecanından, koşuşturmasından,coşkusundan da etkileniyorum elbette.Ama bu etki bana süslü püslü yeni yıl ağacı ve de altında bekleyen hediyeleri ya da bizi hediyelere boğacak bi Noel Babaya, onu bize getirecek geyiklere kendimi ya da evimi yabancı hissetmeme engel olamıyor malesef..
Yine de bu tarz özel günlerin insanların extra mutlu olmalarına,hediyeleşmelerine,güzel sofralar hazırlayıp kalabalık yemekler yemelerine,paylaşımların artmasına sebebiyet vermesini de çok önemsiyorum.
Özel günlerin bu özelliğinden de yararlanıyorum tabi ki,sadece o coşku kısmı biraz eksik.Onun için biz de kalabalık,bol yemeli içmeli ve neşeli bir geceyle mutlu mesut biraz hasta girdik yeni yıla.
Ben kendim için sağlık mutluluk huzur istiyorum,hayal kırıklıklarının olmadığı,aksiliksiz,dingin,bol gezmeli,biraz rutin bir yıl diliyorum .Dünyaya da barış,dostuk,sevgi,aşk dolu ,savaşların,nefretin,kinin azalacağı,tutarlı duyarlı hümanist insanların etkin olacağı bir yıl diliyorum.Eski yılın tüm acıları,hüzünleri geçmişte kalsın,ülkemin insanları sevgi saygı dolu olsun,mutlu olsun mutlu etsin.
Herkese tekrar mupmutlu yıllar..
Tabi ki yeni yılda yeni hayallerim var gerçekleşmesini istediğim,bireysel ve genel,toplumsal. Tabi ki aralık ayındaki ışıltıya cıvıltıya rengarenk cafcaflı caddelere, sokaklara, mağazalara küçük dükkanlara bayılıyorum.Bir geçtiğim yerden bin kere daha geçesim geliyor,kasvetli Ankara ışıl ışıl oluyor, gerçekten biraz kıpır kıpır oluyor içim.İnsanların heyecanından, koşuşturmasından,coşkusundan da etkileniyorum elbette.Ama bu etki bana süslü püslü yeni yıl ağacı ve de altında bekleyen hediyeleri ya da bizi hediyelere boğacak bi Noel Babaya, onu bize getirecek geyiklere kendimi ya da evimi yabancı hissetmeme engel olamıyor malesef..
Yine de bu tarz özel günlerin insanların extra mutlu olmalarına,hediyeleşmelerine,güzel sofralar hazırlayıp kalabalık yemekler yemelerine,paylaşımların artmasına sebebiyet vermesini de çok önemsiyorum.
Özel günlerin bu özelliğinden de yararlanıyorum tabi ki,sadece o coşku kısmı biraz eksik.Onun için biz de kalabalık,bol yemeli içmeli ve neşeli bir geceyle mutlu mesut biraz hasta girdik yeni yıla.
Ben kendim için sağlık mutluluk huzur istiyorum,hayal kırıklıklarının olmadığı,aksiliksiz,dingin,bol gezmeli,biraz rutin bir yıl diliyorum .Dünyaya da barış,dostuk,sevgi,aşk dolu ,savaşların,nefretin,kinin azalacağı,tutarlı duyarlı hümanist insanların etkin olacağı bir yıl diliyorum.Eski yılın tüm acıları,hüzünleri geçmişte kalsın,ülkemin insanları sevgi saygı dolu olsun,mutlu olsun mutlu etsin.
Herkese tekrar mupmutlu yıllar..
19 Aralık 2011 Pazartesi
Doğum günü..
Canım kızım 3 yaşında..
İyi ki doğdun bebeğim.
Hayatımı güzelleştirdin.Herşeye, geçmişime, şimdime, geleceğime bakışımı değiştirdin sen..
Umut etmeyi,hayal kurmayı,sevinmeyi,gülmeyi,istemeyi,mutlu olmayı anlamlandırdın, hayat seninle çok güzel.
En büyük isteğim bu dünyada çok mutlu olman,hep mutlu olman,en büyük amacım mutlu olmayı öğrenmene yardımcı olabilmek.Sen karnımdayken, ilk, dünyaya sağlıklı gelmen için dua ederdim, sonra iyi bir insan olman için, kendine,ailesine,insanlara,ülkesine yararı olan bir insan olsun derdim,mutlu olsun,mutlu etsin..İsteklerim aynı ve gün geçtikçe artıyor.
Umarım Allah'ım seni hep iyi insanlarla,hep güzel şeylerle karşılaştırır,hep iyilik görürsün bu dünyada, hep mutlu olursun,güzel gözlerin,güzel yüzün hep güler umarım, kalbin hiç kırılmaz,hayat seni hiç incitmez..
Seni çok seviyorum bal kızım,nice mutlu yıllar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





















